Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/18903 E. 2010/270 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/18903
Karar No
2010/270
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık-Yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sanık ... yönünden, 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; geceleyin yakınana ait otomobilin kilitli ve muhkem olan kapısını aletle kanırtmak suretiyle açıp, düz kontak yapıp, çalıştırarak götüren sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCY’nın 142/1. maddesinin (b) bendine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 141/1. maddesiyle uygulama yapılarak eksik ceza verilmesi, yapılan uygulamaya göre de hükmün gerekçesinde 765 sayılı Yasaya göre uygulanması gereken maddeler ve verilmesi gereken ceza denetime olanak sağlayacak şekilde hesaplanıp gösterilmeden lehe yasanın belirlenmesi; 2-Sanık ... yönünden; soruşturma sırasında, sanığın kimliğini yanlış bildirmesi eyleminin, 5237 sayılı Yasaya göre; yanlış olarak bildirdiği “...” isminin gerçek bir kişiye ait olması halinde 5237 sayılı Yasanın 268. maddesi yollamasıyla iftira suçunu oluşturduğu, gerçek bir kişi olmaması halinde ise, aynı Yasanın 206. maddesine uyan suçu oluşturduğu ve anılan madde de, özgürlüğü bağlayıcı cezanın at sınırı ve seçimli ceza olarak para cezası da ön görülmüş olması karşısında; yapılacak uygulamaya göre 5237 sayılı Yasanın lehe olması olanağıda bulunduğu halde, sanığın yanlış bildirdiği ismin gerçek bir kişiye ait olup olmadığı araştırılmadan ve hükmün gerekçesinde 5237 sayılı Yasaya göre uygulanması gereken maddeler ve verilmesi gereken ceza denetime olanak sağlayacak şekilde hesaplanıp gösterilmeden, soyut kavramlarla denetime ölçüt olacak uygulama ve her iki yasaya göre belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmadan 765 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek hüküm kurulması, kabule göre de, 343/2. madde uyarınca temel cezanın 6 ay yerine 3 ay olarak belirlenmesi, 3- Mahkumiyetin yasal sonucu olarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Sanık ... hakkında suçun niteliği ile cezaların süresine göre; 8.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın Geçici madde: 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış haklarının korunmasına, 20/01/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/18903, K. 2010/270, T. 20.01.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-18903-e-2010-270-k-21aa70677e55