Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/14399 E. 2010/3875 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/14399
Karar No
2010/3875
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 08/07/2005 tarihinde, 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 1.6.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilemeye- ceğinden, tebliğnamedeki bu yönde bozma düşüncesi benimsenmemiş, 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, suç konusu aracın sağ arka camının kırılması ve içindeki yakınana ait çantanın alınması suretiyle hırsızlık suçunu işlediği ve yakınmanın da devam ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-Sanıklardan, neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı alınması gerekirken, "müteselsilen" alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "53/1. maddesinin uygulanmasına" ve "yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen tahsiline" ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine "53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" ve "26 lira davetiye ve 22 lira yazışma gideri toplamı 48 lira yargılama giderinin 24 liralık kısmının sanık ..., 24 liralık kısmının da sanık ...'tan alınmasına" cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/14399, K. 2010/3875, T. 08.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-14399-e-2010-3875-k-364fcc03ddba