Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/11625 E. 2010/2093 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/11625
- Karar No
- 2010/2093
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 492/1-son ve 493/1-son maddelerindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların, işyerinin alüminyumdan yapılmış olan kapısını, aletle zorlamak suretiyle esneterek açıp içeri girerek hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; eylemlerinin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddelerindeki işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçlardan değerlendirme yapılmadığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca, sanıklar yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp (işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden CMK.nun 253 ve 254. maddelerindeki uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı da araştırılıp) ve 765 sayılı TCK.nun ilgili maddeleri (765 sayılı Yasaya göre yapılacak nitelendirme yönünden; işyerinin alüminyumdan yapılan kapısının basit bir zorlama ile açıldığının, yakınan tarafından ifade edildiği de gözetilerek, esneme özelliği bulunan alüminyum kapının ne şekilde sağlam ve muhkem olduğu, konusunda uzman bilirkişiye denetime olanak sağlayacak şekilde açıklattırıp, karar yerinde tartışılarak) uyarınca denetime olanak verecek şekilde uygulama yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasa saptanarak uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, 765 sayılı Yasa uyarınca denetime olanak sağlayacak hiçbir değerlendirme yapılmadan ve 5237 sayılı Yasa uyarınca, hırsızlık suçu yönünden nitelendirmede yanılgıya düşülerek, 142/1-b maddesi yerine, 142/2-d maddesiyle hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
A)5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının; 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlanmak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinmesi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde indirim yapılması,
b) Sanık ... yönünden; suçun niteliği ile cezaların süresine göre; 8.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın Geçici madde: 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
c- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, CMK’nun 326/2. maddesine aykırı olarak “ eşit olarak” tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış haklarının korunmasına, 03/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.