Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/10708 E. 2010/11897 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/10708
- Karar No
- 2010/11897
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Görevli memura mukavemet, hırsızlık HÜKÜM : Hükümlü ...'nın beraatine, diğer sanıkların mahkumiyetlerine Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlü ... hakkında hırsızlık suçundan verilmiş beraat kararı yönünden temyiz istemi bulunmadığından hükmün bu kısmı inceleme dışı bırakılmıştır. I-Hükümlü ... hakkında kurulmuş olan hükmün incelenmesinde; Mahkemenin 25/09/2003 günlü hükümlülük kararının sanık ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, süresi içinde temyiz etmediğinden adı geçen hükümlü yönünden kesinleştiği, hükmün sanıklar ... ve ... tarafından yasal süresi içerisinde temyizleri üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/06/2005 günlü yazısı ile lehe hükmün belirlenmesi için iade edildiği, Mahkemece yeniden yargılama yapılıp adı geçen sanıklar yönünden 08/09/2005 gün ve 2005/387-688 sayılı kararın verildiğinin anlaşılması karşısında; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayırma kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam olunarak hükümlü ... hakkında yazılı biçimde karar verilmesi yok hükümünde olduğundan, adı geçen hükümlünün 08/09/2005 günlü hükme yönelik temyiz isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II- Sanık ... hakkında kurulmuş olan hükümlerin incelenmesinde; Sanığa yüklenen hırsızlık ve görevli memura mukavemet suçunun 765 sayılı TCK’nun 492/1 ve 258/1. maddelerine uyduğu ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, 08/02/2002- 19/02/2002 günlü suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar dolduğunun anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, (DÜŞMESİNE), III- Sanık ... hakkında kurulmuş olan hükmün incelenmesine gelince; 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu, sanıkların gece sayılan bir saatte yakınana ait evin, sağlam ve dayanıklı olan kapısını kırarak girip hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılmasına göre; eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/1-4, 119/1-c, 151/1. maddelerindeki konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçlardan değerlendirme yapılmadığının anlaşılması karşısında; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak ve (yakınanın şikayetinin devam edip etmediği de araştırılarak) mala zarar vermek suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp (konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden CMK.nun 253 ve 254. maddelerindeki uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı da araştırılıp) sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden, lehe yasanın belirlenmesi yönünden hiçbir değerlendirme ve gerekçe yazılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 30/06/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.