Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/10280 E. 2010/7137 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/10280
- Karar No
- 2010/7137
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesinde, 5560 sayılı Yasayla yapılan değişiklik ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.12.2006 gün ve 2006/8-317-319 sayılı kararı gözetilerek ve 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, her iki yasaya göre eylemlerine uyan ilgili maddeler uyarınca denetime olanak verecek şekilde uygulama yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasa saptanarak uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Yasa uyarınca hüküm kurulmuş ise de; 765 sayılı Yasaya göre eyleminin, 493/1-son, 81/2. maddelerine uyduğunun anlaşılması ve verilen cezanın süresine göre, 5237 sayılı Yasa uyarınca kurulan hükmün sanık lehine olduğu kabul edilerek tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş; Sanığın arkadaşlarıyla birlikte, konutun kapısını kırmak suretiyle içeri girip hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılmasına göre, eylemin 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 151/1 ve 116/1-4 maddelerindeki mala zarar vermek ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarını da oluşturduğu halde bu suçlardan değerlendirme yapılmaması ve 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının; 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlanmak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinmesi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Mahkumiyetin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede eleştiri dışında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCK’nun 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/6. maddesinde düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 2- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, CMK’nun 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması ve yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen tahsiline ilişkin cümlenin çıkartılmak suretiyle yerine, “sanıkların sarfına neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/05/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.