Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/710 E. 2025/12092 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/710
Karar No
2025/12092
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3218 Esas, 2024/2977 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/505 Esas, 2023/658 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılardan ... ve ... dışında kalan davacılar için hüküm altına alınan ve temyize konu edilen tazminat bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarı ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’ nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; ... ve ... dışında kalan davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz isteminin reddine karar verildikten sonra, davalı idare vekilinin adı geçen davacılar yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, .... ilçesi, .... Mahallesinde bulunan 30400 ada 20 parsel sayılı taşınmazın imar planında "okul alanı" olarak ayrılmasına rağmen kanunda öngörülen 5 yıllık süre içinde programa alınarak kamulaştırma işlemi yapılmadığı gibi çok uzun yıllardan beri müvekkillerin taşınmazdan yararlanmalarının engellendiğini ve fiilen okul da yapıldığını belirterek tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; okul alanı olarak ayrılan gayrimenkullerin mülkiyetinin sonrasında Maliye Hazinesine ait olacağını, taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescil edileceğinden dava konusu taşınmazla ilgili husumetin Maliye Bakanlığına yönetilmesi gerektiğini, henüz kamulaştırma işleminin başlamadığından davacıya ait gayrimenkul bedelinin bu aşamada müvekkili idareden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının gayrimenkulü üzerine inşa edilmiş bir yapı bulunmadığını, okul inşa edildiğinde şahısların mevcut arsada hisseleri bulunmadığını, idari işlemle şahıs hisseleri dahil edildiğinden fiili el atmadan söz edebilmesinin mümkün olmadığını, iş bu davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; parselin imar planlarında ortaokul alanı olarak planlandığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, davalıya husumet düşmediğini, yapılan incelemenin, alınan raporun yetersiz olup bedelin yüksek belirlendiğini, faizde ıslah tarihinin gözetilmediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 30400 ada 20 parsel sayılı taşınmazın onaylı imar planında ortaokul alanı olarak ayrıldığı, davalı idare tarafından kamulaştırma kararı alındığı ancak kamulaştırma işlemleri tamamlanmadan taşınmaza fiilen el atılarak üzerine “.... Ortaokulu'' inşaatına başlanıldığı anlaşılmış olup arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp vergi değerleri de irdelenmek suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacılar ve muris payının iptali ile idare adına tesciline dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davalarda Haziran 2021 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 3.100 TL/m² birim bedelin Dairelerinin 2022/94 Esas sayılı kararı ile Mart 2021 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 2.900 TL/m² birim bedelin 2022/85 Esas sayılı kararı ile Kasım 2022 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 9.600 TL/m² birim bedelin Dairelerinin 2023/2671 Esas sayılı kararı ile uygun bulunarak kesinleştiği de dikkate alındığında usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... ve ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... ve ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/710, K. 2025/12092, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-710-e-2025-12092-k-9c5ca55ea411