Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13368 E. 2025/11341 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13368
- Karar No
- 2025/11341
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1018 Esas, 2024/1519 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/43 Esas, 2021/558 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz ve ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın “.... Ovası Sulaması 2. Kısını Drenaj Kanalı” güzergahına isabet etmekte olduğunu, söz konusu yerin 18.12.1963 yılında müvekkili idare tarafından kamulaştırıldığını, taşınmaz ile ilgili kıymet takdir tutanağı düzenlendiğini, uzlaşma görüşmeleri yapıldığını, ancak davacı tapu malikinin müvekkili idare ile uzlaşmadığını, davacıya tazminat ödenmesine karar verilmesi halinde taşınmazın ilgili kısmının müvekkili idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, söz konusu davada ecrimisil talebini kabul etmediklerini, Mahkemece bu talebin kabulü halinde ecrimisil taleplerinin 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun dikkate alınması gerektiğini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminatı ve ecrimisilin davalı idareden tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, münavebeye esas alınan ürünlerin ortalama fiyatı yerine en yüksek fiyatının, maliyetlerde ise en düşük fiyatlarının esas alındığını, Mahkeme tarafından yeterli araştırma yapılmadığını, dava konusu taşınmazın müvekkili idarece yapılan tesisler sayesinde sulu tarım arazisi niteliği kazandığını, dava konusu taşınmaz için tespit edilen kapitalizasyon faiz oranının %4 olmasının düşük olduğunu, yöre gerçeğini yansıtmadığını, hükmedilen kamulaştırma bedeli ile vekâlet ücreti arasında orantısızlık bulunduğunu belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan dava tarihi itibarıyla vasfı, konumu, özellikleri dikkate alınarak sulu nitelikte tarım arazisi olarak değerlendirilmesinde, dava konusu taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre, mısır, k.marul (aysberg) ve y.patlıcan münavebesi uygulanarak ve İlçe Tarım Ve Orman Müdürlüğünün 2019 yılı verileri esas alınarak değer biçilmesinde, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak kapitalizasyon faiz oranının sulu tarım arazisi için %4 olarak uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca istinaf edenin sıfatı gözönüne alındığında ve aynı bölgeden Dairelerinden geçen dosyalarda belirlenen fiyatlar gözetildiğinde belirlenen metrekare birim fiyatın uygun olduğu, her ne kadar davalı tarafça dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 1983 yılı öncesinde kamu yararı kararı alındığı ve geçerli bir kamulaştırmanın bulunduğu iddia edilmiş ise de davalı tarafından dosyaya sunulan yazıda el atma tarihi, tebligat ve ödeme belgesine rastlanmadığının bildirildiği hususu dikkate alındığında dava konusu taşınmaza ilişkin geçerli bir kamulaştırma işleminin bulunmadığı ve el atma tarihinin 1983 yılı sonrası olarak değerlendirildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ancak hükme esas alınan fen bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazın ... parsel olduğu belirtilmesine ve 14.07.2021 tarihli fen bilirkişisi raporunda da el atılan kısımların toplulaştırma sonrası ... parsel içerisinde gösterilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince dava dışı 124 ada 3 parsel ve 214 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik tapu kaydının iptali ile tescile karar verilmesi hatalı bulunduğundan davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak doğru parsel numarası üzerinden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil hususundadır. 2.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki ... ili, ..., Mahallesi ... parsel sayılı taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelerle, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4.Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan ipotek şerhinin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan ipotek şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmasına" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.