Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12085 E. 2025/11603 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12085
- Karar No
- 2025/11603
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2140 Esas, 2024/1141 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya idare 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/643 Esas, 2023/414 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 3 parsel sayılı taşınmazın imar planında semt spor sahası olarak ayrıldığını, dava konusu taşınmaza asfalt dökülerek ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süre aşımı nedeni ile de reddi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili idareden herhangi bir kamulaştırmasız el atma tazminat alacağı olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hiçbir gerekçesi bulunmadığını, emsalin değerlendirmeye alınma nedeninin belirtilmediğini, kararda gerekçe bulunmamasının bozma sebebi olduğunu, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın küçük bir kısmına fiilen el atıldığı belirtilmiş olup gerekçeli kararın bilirkişi raporu ile çeliştiğini, fiilen el atılmayan kısımlar için de müvekkili idare aleyhine tazminata hükmedildiğini, tek bir bilirkişi raporu ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, sundukları emsallerin bilirkişilerce değerlendirmeye alınmadığını, özensiz olarak hazırlanan yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilemeyeceğini, Mahkemece hep aynı bilirkişilerin seçildiğini, bilirkişisi önceden belli olan davada adil yargılanma ilkesi ve hukukî güvenilirlik ilkesinin ihlâl edildiğini, ıslahla artırılan miktara ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz sosyal tesis niteliği ve 16.520,00 m² yüzölçümü ile tapuda kayıtlı olup davacıların murisi ... ....'ın 1639/16520 payına karşılık taşınmazda 1639 m² yeri bulunduğu, ... Kentsel Tasarım Müdürlüğünün 16.05.2022 tarihli yazısına göre taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama imar Planında Semt Spor Sahası olarak planlandığı, planlamanın 08.07.2010 tarihinde yapıldığı, ... Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün 11.11.2022 tarihli yazısına göre davaya konu taşınmazın ilk imar uygulaması sırasında kadastro parselinden %35 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak oluşturulduğu, ikinci imar uygulaması sırasında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığı, taşınmazın imar parseli olduğu, ... Mali Hizmetler Müdürlüğünün 12.05.2022 tarihli yazısına göre davaya konu taşınmazın 2022 yılı emlak vergisine esas arsa metrekare birim değerinin 145,00 TL olduğu, taşınmazın bir kısmına davalı idare tarafından yol ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, husumetin davalı idareye yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, imar planında davaya konu taşınmazın tamamının davalı idarenin sorumluluğundaki alan olarak planlanmış olması ve hâlihazırda da bir kısmına davalı idare tarafından fiilen el atılmış olması hususu gözetildiğinde taşınmazın tamamındaki davacılar hissesine isabet eden tazminat miktarının davalı idareden tahsiline karar verilmiş olmasında da usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Mahallesi ... ada 13 parsel sayılı taşınmazın 25.11.2020 tarihli satışının emsal olarak incelendiği,satış tarihinin dava tarihinden önce olduğu, satışın tapuda yapıldığı ve özel amaçlı olmadığı, emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yer, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 1,147 kat değerli olduğunun kabulü dava tarihi itibarıyla taşınmazın m² birim fiyatının hesaplanmasında davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibariyle hükmedilmesinde, yargılama giderlerinin davalıdan tahsilinde, davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesinde, imar planında semt spor sahasında olması ve yol olarak el atılan kısmın imar palanında 10 metre genişliğinde yola cepheli olması nedeniyle davalı belediyenin sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de dava konusu taşınmazda bulunan davacılar payının iptal ve davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şeklinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulması ve İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmiş ise de, taşınmaza fiilen el atılmış olması nedeniyle 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyl davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 4. Dava konusu .... Mahallesi ... ada 3 parsel sayılı 16.520,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 02.06.2025 tarihli imar uygulaması ile ... ada 6 parsel ve ... ada 7 parsel numarasını aldığı ve 3 parsel sayılı taşınmazda payına düşen 53,66 m2nin tamamının ... ada 6 parsel sayılı taşınmazda kaldığı anlaşıldığı halde, infazda tereddüt uyandıracak şekilde eski parsel numarası üzerinden hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) sayılı bendinin (2) numaralı alt bendi hükümden çıkartılarak yerine “.... ili, ..., ..... Mahallesi 6724 ada 6 parsel (eski 6724 ada 3 parsel) sayılı taşınmazda davacı ... adına kayıtlı payın tapu kaydının iptali ile davalı ... adına "TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.