Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12017 E. 2025/9788 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12017
- Karar No
- 2025/9788
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/214 Esas, 2024/277 Karar KARAR : Ret/Kısmen kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davada davalı ...Bakanlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl davada davalı birleştirilen davada davacı ... ile asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekili asıl dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 121 ada 68 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. 2. Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını, bedelinin tespit edilerek davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. 2. Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, bedelin fahiş olduğunu, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.05.2008 tarihli ve 2006/484 Esas, 2008/247 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 06.05.2008 tarihli ve 2006/484 Esas, 2008/247 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ... Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 18. Hukuk Dairesince (Kapatılan) yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu ... ilçesi, ... köyü 121 ada 68 parsel numarası ile tapuya kayıtlı bulunan ve tamamı kamulaştırılan taşınmaz malın tapu kaydına göre yüzölçümü 38413,67 m² olduğu hâlde, hesaplamanın 38.309,42 m² üzerinden yapılması ve ayrıca kamulaştırma dışı bulunan mülkiyeti Hazineye ait başka bir parsel (260 nolu parsel) üzerindeki havuza yapılan masrafları da kamulaştırma bedeline dâhil eden bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması, taşınmaz malın tüm özellikleri dikkate alındığında gösterilen gerekçelerin objektif değer artışı uygulanması için haklı neden oluşturmayacağı düşünülmeden fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 11.05.2016 tarihli ve 2009/65 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, bozma sonrası birleştirilen davada ise davalı... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.05.2016 tarihli ve 2009/65 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; asıl dava yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, birleştirilen dava yönünden ise 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu yerine tek bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre hüküm tesisinin doğru olmadığı, dava konusu taşınmazın eski hâle getirme bedeli, zemin bedelinden fazla ise zemin bedeline; az ise eski hâle getirme bedeline hükmedilmesi gerektiği, bu durumda, taşınmazın el atılan bölümünün ekilebilir ürün gelirine göre zemin bedeli hesaplanarak, eski hâle getirme masrafından fazla ise taşınmazın eski hâle getirilme bedeline; şayet eski hâle getirme masrafı zemin bedelinden fazla ise bu durumda el konulan alanın zemin bedelinin davalı idareden tahsili ve bu bölümün davacı üzerindeki tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile eski hâle getirme bedeline hükmedilmesi, dosyadaki belgelere göre 2009 yılında taşınmazın 13.296,35 m²sinden toprak alınmak suretiyle el atıldığı anlaşıldığından, el atılan alanda el atma tarihinden sonra meydana gelen zararların tespiti ile bedeline hükmedilmesi gerekirken gerekçesi açıklanmadan daha fazla alanda ve el atma tarihinden önceki 2007 ile 2008 yıllarına ait zarar bedeli hesaplanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi, taşınmaz üzerinde bulunan ve verim çağında olmayan 3-4 yaşlarındaki nar ağaçlarının bedelinin verilmesiyle yetinilmesi gerekirken verim çağında gibi değerlendirme yapılarak kazanç kaybı bedeline hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Dairemizin bozma kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Dairemizce asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekilinin talebi üzerine yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; Dairemizin bozma ilâmına, ... 2. İdare Mahkemesinin 2007/293 Esas sayılı dosyasında iptal davası açıldığı ve işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay 6.Dairesinin 2010/7858 sayılı ilâmı ile onandığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak bozma öncesi bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmiş ise davalılardan tahsili ile davacı idareye verilmesine, ödenmemiş ise idareye iadesine ve Mahkemece verilen ilk karar ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilinin kesin olarak hüküm altına alınması sebebiyle taşınmaz idare adına tescil edilmiş ise, idare adına oluşan tapu kaydının iptali ile davalılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi gerekçesiyle karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 14.10.2022 tarihli ve 2019/46 Esas, 2022/425 Karar sayılı kararı ile asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bozma sonrası birleştirilen davada ise davalı... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 14.10.2022 tarihli ve 2019/46 Esas, 2022/425 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı ... ile asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; nar ağaçlarının bedeli hesaplanırken dava tarihi olan 2012 yılına ait veriler kullanılmak suretiyle hesaplama yapılması gerekirken 2019 yılına ait verilerin kullanılmak suretiyle fazla bedel tespiti bozmayı gerektirir. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davada davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı birleştirilen davanın davacısı ... vekili ile asıl davanın davacısı birleştirilen davanın davalısı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin fahiş olduğunu ileri sürmüştür. 2.Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleştirilen davada davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, adı geçen davalı Bakanlık vekili lehine vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve davalı idarelerden tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare ve asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararının ONANMASINA, Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davalı- birleştirilen davada davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.