Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11194 E. 2025/9087 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11194
Karar No
2025/9087
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2060 Esas, 2024/1184 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen davada dava dilekçelerinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1701 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar planında Belediye Hizmet Alanı olarak ayırmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığından el atma bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; davacı ve kurumlarının taraf olduğu, aynı parsel hakkında ... 4. İdare Mahkemesinin 2022/930 Esas sayılı dava dosyasında ret kararı verildiğini, taşınmaz üzerinde fiili bir el atmanın mevcut olmadığını, taşınmaz üzerine davalıdır şerhi verilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın zaman aşımı, husumet nedeniyle usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararda ıslah edilen miktara da dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, 7421 sayılı Kanun'un Ek Madde 3'ü gereğince maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tapu kaydında haciz şerhlerinin bulunduğunu, Mahkemece verilen kararda takyidatların bedele yansıtılmasına karar verilmiş ise de bedelin takyidatlar yansıtılmış haliyle hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporunda belirlenen bedelin çok yüksek olduğunu, emsal olarak seçilen taşınmazın dava konusu taşınmazdan çok daha değerli olduğunu, emsalin düz konumlu ve D400 Karayoluna 4000 metre mesafede yoğun konut bölgesinde olduğunu, emsal kabul edilmemesi gerektiğini, emsal olabilecek satışların bu denli yüksek bir bedele satılmadıklarını, kamu yararının mülkiyet hakkından üstün tutulduğunu, bedel belirlenirken 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Geçici 12 nci maddesi hükmü ve yüksek mahkeme kararları gözetilerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, Tapu Müdürlüğünden taşınmazda hisse hatası bulunup bulunmadığının sorulmadığını belirterek resen gözetilecek sebeplerle de kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında belediye hizmet alanı olarak ayrıldığını, vasfının arsa olarak değerlendirilip, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı ancak hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ve bedelin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın emsalin 0,6357'si kadar olduğu kabul edilerek dava tarihine güncellenen metrekare birim fiyatı üzerinden bu değerlilik katsayısı uygulanarak asıldava tarihi olan 08.02.2023 ve birleştirilen dava tarihi olan 23.02.2023 tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim fiyatının 6563,00 TL olarak hesaplanmasında, hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11194, K. 2025/9087, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11194-e-2025-9087-k-b32bcba981ea