Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10298 E. 2025/6336 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10298
Karar No
2025/6336
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3789 Esas, 2022/3742 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Seferihisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/45 Esas, 2021/361 Karar Taraflar arasındaki bedelsiz kamuya terk edilen taşınmazın tapusunun iptali ve bir kısım davacılar adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 75 ada l parsel sayılı taşınmazın ... (mirasçıları) adına tapuda kayıtlı iken, 03.02.1999 tarihinde taşınmazın 49,43 m²lik kısmının imar planında yolda kaldığından tapuya kamuya terkin şerhi konulduğunu, mirasçılardan ...'nin vefatı sonrası diğer mirasçıların 24.12.2015 tarihinde ...'e pay satışı yaptıklarını, 10.02.2016 tarihli encümen kararı ile 50,41 m²lik alan için davalı idarenin kendi adına mülkiyet oluşturduğunu ve bu kısma malik olmasının yolsuz olduğunu belirterek davalı idare adına tescil edilen dava konusu taşınmazın 5041/11898 müşterek mülkiyet payının tapu kaydının iptali ile davacılardan ... ve ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu belirtererk davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yola terkin rıza dışı yapıldığını, ne davacıların ne de murisin yola terke ilişkin yazılı başvurularının bulunmadığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığını, koruma amaçlı imar planı yapılarak yol amacıyla taşınmazdan ayrılan ve tapu sicili dışında bırakılan 49,43 m²lik kısmın yol vasfını kaybettiğini ve bu şekilde kamu yararının ortadan kalktığını, daha sonra yapılan ihdas ve tapuya tescil işlemleri ile yol olan kısmın davalı idare adına tapuya bağlandığını, emsal kararları dosyaya sunduklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Seferihisar Belediye Başkanlığının 21.07.1998 tarihli ve 249 numaralı encümen kararına istinaden, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 16 ncı maddesi gereğince yapılan imar uygulamasında, malik ... mirasçılarının yaptırmış olduğu yola terk dosyası esas alınarak 75 ada l nolu parselin 49,43 m²lik kısmının bedelsiz olarak yola terk edildiği, dosya içerisinde yer alan encümen kararından bu hususun anlaşıldığı, bu imar uygulaması ile davacılardan ... ve ...'un babaları olan ...'in intikal işleminin 03.02.1999 tarihli ve 218 yevmiye ile tapuya tescil edildiği, bu tarihten itibaren dava konusu kısmın tapudan terkin edildiği ve yol olarak kullanıldığı, ... Mahallesi 75 ada l parsel sayılı taşınmazın 1998 yılında kamuya bedelsiz olarak terk edilen kısmını da kapsar şekilde Seferihisar Belediyesinin 10.02.2016 tarihli ve 156 numaralı encümen kararı ile imar adası düzenlemesi yapıldığı, ekli krokide yola terk edilen kısmın A=50,41 m² ile gösterildiği ve 12.10.2016 tarihli ve 8358 yevmiye numaralı ihdas işlemi ile 75 ada 30 nolu parsel altında Seferihisar Belediye Başkanlığı adına tapuya tescil edildiği, akabinde aynı encümen kararına göre yoldan ihdasen Seferihisar Belediye Başkanlığı adına tescil edilen 75 ada 30 nolu parsel ile davacılardan ... adına kayıtlı olan 75 ada 1 nolu parselin tevhidine karar verildiği ve yapılan bu imar uygulaması (yoldan ihdas+tevhid) işleminin 20.10.2016 tarihli ve 8651 nolu yevmiye ile tapuya tescil edildiği, 75 ada l parselden l998 yılında bedelsiz olarak yola terk edilen 49,43 m²lik kısmı ile 2016 yılında yoldan ihdas edilen 50,41 m²lik kısmın (75 ada 30 parsel) aynı yer olduğunun ve aralarındaki 0,98 m²lik alan farkının alan hesaplama yönteminden kaynakladığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, bu kapsamda yola terk işleminin talep doğrultusunda yapıldığı ve bu kısmın yaklaşık 17 yıl kamu hizmetine özgülendiği belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; encümen kararının resen alındığını, davacıların taleplerinin bulunmadığını ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca imar düzenlemesi sırasında malikinin muvafakati ile yol, ... alan ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan alan için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karşılığının da istenemeyeceği gibi Anayasa Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2017/22268 başvuru numaralı kararı da dikkate alındığında maliklerin vekilleri vasıtasıyla istekleri ile yapılan işlemden elde ettiği menfaat de gözetilerek, dava konusu bedelsiz terk edilen kısma yönelik olarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi doğrudur. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10298, K. 2025/6336, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10298-e-2025-6336-k-142a3ce4bb4b