Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2015/25411 E. 2016/13134 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/25411
Karar No
2016/13134

Y A R G I T A Y İ L A M I MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/03/2015 NUMARASI : 2014/172-2015/145 Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu taşınmaz ile üzerindeki sereya değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiş ise de Alınan rapor zemin bedeli yönünden hükme esas alınarak nitelikte değildir. Şöyle ki; Karasu 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/135 esas,2014/654 karar sayılı dosyasında;aynı kamulaştırma işlemi kapsamında aynı mahallede bulunan 272 parsel sayılı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibariyle fındık bahçesi niteliğiyle 20,95 TL/ metrekare fiyatına %90 objektif değer artışı uygulanmak suretiyle 39,80 TL/m2 değer biçildiği halde arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 40 TL/metrekare değer biçildiği gözetildiğinde alınan bilirkişi raporu inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, luzümu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2015/25411, K. 2016/13134, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2015-25411-e-2016-13134-k-3809730c07de