Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2011/1874 E. 2011/9392 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/1874
- Karar No
- 2011/9392
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçerli değildir. Şöyle ki; 1-Kamulaştırma Kanununun 15. maddesi ile Kamulaştırma Davalarında Bilirkişi Olarak Görev Yapacakların Nitelikleri ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmeliğinin 8. maddesi uyarınca bilirkişi kurulu; kamulaştırmaya konu olan taşınmazın cins ve niteliğine göre; ihtisas odaları tarafından bildirilen listede yer alanlardan 3 kişi; il veya ilçe idare kurulunca bildirilen listede yer alan ve o bölgede gayrimenkul sahibi olan mühendis, mimar veya şehir plancılarından seçilecek 2 kişi olmak üzere 5 kişiden oluşturulması ve taşınmazın niteliğine göre 3'ünün aynı uzmanlık konusundan olması gerekir. Mahkemece seçilen mahalli bilirkişilerin uzmanlık alanları belli olmadığı gibi, düzenlenen ve hükme esas alınan raporun da 3 kişi tarafından imzalanması nedeniyle geçersiz rapora göre hüküm kurulması, 2-Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak ve Kamulaştırm Kanununun 11. maddesinin 1-g fıkrasına göre kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan serbest satışlara göre taşınmaz değerinin hesaplanması zorunludur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın satış işlemi Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca rızai kamulaştırma suretiyle yapılmış olup aynı maddenin 2. bendi uyarınca bu şekilde devralınan taşınmaz kamulaştırma suretiyle alınmış sayılacağından, bu satışın serbest satış olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu itibarla taraflara emsal göstermeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve dava konusu taşınmaz değerinin emsal karşılaştırması suretiyle tesbiti için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kabule göre de; 3-Taşınmaz üzerindeki yapının alanı 82,60 m2 olmasına rağmen, 124,40 m2 alınmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.