Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2011/11241 E. 2011/20884 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/11241
- Karar No
- 2011/20884
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu taşınmaz bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu taşınmaz bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem bakımından doğrudur. Ancak; 1-En iyi emsal taşınmazın kendi satışına ait emsal ise de; emsal alınan taşınmazın kendi satışının endekslenmesi suretiyle bulunan değerden, taşınmazın değerlendirme tarihindeki değerinin daha az kabul edilmesi nedeniyle rapor hüküm kurmaya yeterli ve inandırıcı değildir. Bu nedenle; Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca arsalarda kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre taşınmaz değerinin tespit edileceği gözetilerek, taşınmazın kendi satışı ile diğer emsaller birlikte değerlendirilip, bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas resen belirlenen m2 birim değerleri de getirtilip, rapor da denetlenmek suretiyle değer biçilmesi için yeniden bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Dava konusu taşınmazın kısmi kamulaştırma nedeniyle artakalan ve işe yaramazlığından bahisle bedeline hükmolunan bölümünün davacı idare adına tescili gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.