Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2010/6452 E. 2010/12417 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/6452
- Karar No
- 2010/12417
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davası ile tapu maliki tarafından açılıp bu dava ile birleştirilen maddi hatanın düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili; tapu maliki tarafından açılıp bu dava ile birleştirilen dava ise maddi hatanın düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi hatanın düzeltilmesi davasının süresi geçtikten sonra açıldığından reddine, davacı idarenin açtığı davanın ise kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tesbit edilmesinde ve kamulaştırılan taşınmaz, baraj gölü içinde kaldığından, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu sebeple davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Davalı vekili taşınmaz üzerinde idarece tespit edilen samanlık dışında yapı bulunduğunu ileri sürmüş olup Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanun ile değişik 25. maddesi uyarınca mülkiyetin idareye geçmesi, mahkemece verilen tescil kararı ile alacağından, tescil kararından sonra taşınmazda yeni inşaat veya ekim yapmak veya mevcut inşaatta esaslı değişiklikler meydana getirmek gibi kullanma hakları ortadan kalkacağından bu iddia bakımından işin esasına girilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde süre yönünden reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.