Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2010/3591 E. 2010/11325 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/3591
- Karar No
- 2010/11325
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davalı ... Çankaya vs. vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla duruşma için belirlenen 15.06.2010 günü temyiz eden davacı idare vekili ve davalı ... Çankaya vs. vekili ile aleyhine temyiz olunan davalı ... vs. vekilinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden aleyhlerine temyiz olunan diğer davalı vekilleri ve davalıların yokluklarında duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, davacı idare vekili ve davalı ... vs. vekili ile davalı ... Çankaya vs. vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare ve bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu taşınmazlardan 620 parsel sayılı taşınmazın kapama zeytin bahçesi olarak kabulü ile net gelirine göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı idare vekilinin temyizine gelince; Mahallinde yapılan keşif sırasındaki mahkeme gözlemi ve bilirkişi kurulu raporu dikkate alındığında dava konusu 520 parsel sayılı taşınmazın arazi niteliğinde olduğu anlaşılmasına rağmen, taşınmaza bitişik parsellerden zeytin tarımı yapıldığından bahisle kapama zeytin bahçesi olarak değer biçilmesi doğru değildir. Bu nedenle söz konusu parselin tarım arazisi olarak kabulü ile ekilebilir net ürün gelirine göre değerinin tespit edilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz eden davalılardan peşin alınan temyize başvurma ve temyiz harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davacı idare yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 750,00-TL. vekalet ücretinin temyiz eden taraflara yükletilmesine, 15.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.