Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2010/21353 E. 2011/6781 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/21353
- Karar No
- 2011/6781
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun l0.maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı idare vekilinin temyizine gelince; 26.10.2009 ve 22.12.2009 tarihli bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Bir taşınmazın arsa olarak kabul edilebilmesi için belediye imar planı içinde olması, olmadığı takdirde belediye veya mücavir alan sınırları içinde bulunmakla birlikte belediye hizmetlerinden faydalanması ve etrafının meskun olması gerekir. Dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin Belediye Başkanlığından gelen cevabi yazıda "Dava konusu taşınmazın belediye ve mücavir alan sınırları dışında olduğu, ... İl Özel İdaresince verilen cevapta ise "... Köy Yerleşik Alanı içinde bulunduğu" bildirilmiştir. Taşınmaz yukarıda yazılı özellikleri itibariyle arazi niteliğindedir. Bu nedenle taşınmaza kapama fındık bahçesi olarak net fındık gelirine göre değer biçen ve enerji nakil hattı nedeniyle taşınmazda meydana gelen değer düşüklüğü oranını da belirtmek suretiyle irtifak hakkı karşılığını tespit eden 02.03.2009 tarihli ilk bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerekirken, taşınmaza arsa olarak değer biçen geçersiz raporlara dayanılarak hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları ise yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idareden peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalılardan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 18.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.