Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2010/13040 E. 2010/17935 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/13040
Karar No
2010/17935
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Kapama zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmazlara net gelir metoduna göre, üzerlerinde bulunan yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1)Dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan binaların değeri düzenlenen üç bilirkişi raporunda da farklı olarak tespit edilmiş, mahkemece gerekçesi açıklanmadan ve bu çelişki giderilmeden birinci bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Oysa ilk raporda dava konusu 61 parsel üzerinde bulunduğu kabul edilen zeytin kuyusu ve saha betonunun, üçüncü raporda dava dışı 60 parsel üzerinde olduğu kabul edilmiş, yine iki katlı ahşap ve tuğla ahır olarak tanımlanan yapının ikinci ve üçüncü raporlarda dava dışı 59 parsel üzerinde olduğu belirtilen iki katlı ambar ile aynı yapı olup olmadığı tespit edilmemiştir. Dava dışı 59 parsele ilişkin kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tesciline dair dava dosyası dosya arasına alınmış, dava dışı 60 parselin ise uzlaşma yoluyla davacı idarece kamulaştırıldığı anlaşılmış ancak kamulaştırma evrakı getirtilmemiştir. Bu durumda dava dışı 60 parsele ilişkin kamulaştırma evrakı getirtildikten sonra mahallinde yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak, alınacak bilirkişi raporuna göre dava dışı 59 ve 60 parseller üzerinde bulunup bedelleri davalıya ödenmiş yapılar fen bilirkişi raporunda gösterilmek suretiyle mükerrer bedel ödenip ödenmediği belirlenip, çelişki giderilecek şekilde dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan binalar gösterilerek bedellerinin tesbiti gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2) Kabule göre de; Davaya konu taşınmazların Deriner Barajı ve HES projesi inşaatı nedeniyle rezervuar sahası olarak kamulaştırıldığı anlaşıldığından, taşınmazların baraj gölü olarak terkinine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/13040, K. 2010/17935, T. 21.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2010-13040-e-2010-17935-k-9ff3517f9b6e