Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2010/10339 E. 2010/18173 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/10339
- Karar No
- 2010/18173
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaz arsa kabul edilerek emsal karşılaştırması suretiyle değer biçilmişse de, bilirkişi raporu geçersizdir. Şöyle ki; Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaz belediye imar planı dışında, mücavir alan içinde olmakla birlikte etrafı meskun değildir. Bu nedenle taşınmaz arsa vasfında olmayıp, arazi niteliğindedir. Açıklanan nedenle taşınmaza arazi olarak bedel belirleyen bilirkişi kurullarından ek rapor alınıp, taşınmazdaki ağaçların sayısı ve niteliği kesin olarak belirlenerek kapama meyve bahçesi niteliğinde ise net meyve geliri, değilse tarım arazisi olarak getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit ettirilmesi ve Belediye Başkanlığı yazısı ile bilirkişi raporunda yazılı özellikleri dikkate alınarak tespit edilen metrekare birim fiyatına Kamulaştırma Kanununun 11/1-i maddesinde belirtilen objektif değer arttırıcı unsur ilave edilip edilemeyeceği belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, taşınmazı arsa kabul eden geçersiz rapora göre hüküm kurulması, 2-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiği halde, vekalet ücretine hükmedilmemesi, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.