Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2010/10324 E. 2010/12287 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/10324
- Karar No
- 2010/12287
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 13.10.2009 gün ve 2009/8644 Esas - 2009/12552 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R – 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce onanmış, taraf vekillerince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre davacı idare vekilinin karar düzeltme istemi HUMK. nun 440 ve devamı maddelerinde sayılan nedenlerden hiç birisine uymadığından karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar vekilinin karar düzeltme istemine gelince; Hükme esas bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazla aynı mahallede bulunan ve emsal kabul edilen taşınmazlar, fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri olup, bu parsellerden imar uygulaması sırasında % 29 oranında Düzenleme Ortaklık Payı kesintisi yapıldığı bu kez yapılan incelemede anlaşılmıştır. Bu nedenle davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne ve Dairemizin 13.10.2009 gün ve 2009/8644 Esas - 2009/12552 sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde; Dava 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak zemine değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Bu nedenle, davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davalılar vekilinin temyizine gelince; 1-Hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal kabul edilen taşınmazlar dava konusu taşınmazla aynı mahallede bulunan ve fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri olup, bu parsellerden imar uygulaması sırasında % 29 oranında Düzenleme Ortaklık Payı kesintisi yapıldığından, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelden % 29 oranında Düzenleme Ortaklık Payı indirilmesi gerektiği gözetilmeden, % 40 oranında indirim yapılması, 2-Bina bedelinin hesaplanmasında o yıla ait Bayındırlık Birim fiyatlarının değerlendirme tarihine eskale edilerek bu tarihteki fiyatlar üzerinden değerinin tespit edilmesi gerektiği gözetilerek bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan eksik inceleme ile aza karar verilmesi, 3-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapılara Kamulaştırma Kanununun 25. Maddesi uyarınca, tescil kararından sonra davacı idare tarafından el atılacağından enkaz bedeli düşülmemesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, davacı idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.