Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2009/21106 E. 2010/6301 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/21106
- Karar No
- 2010/6301
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki bir kısım taşınmazlara gelir metodu esas alınarak, ağaçlara ise yaş ve cinsine göre değer biçilmesi yöntem bakımından doğrudur. Bağ niteliğindeki 458 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.Şöyle ki; 1-Dava konusu 458 parsel sayılı taşınmaz kapama bağ niteliğindedir.Taşınmaza kapama bağ geliri esas alınarak değer biçilmesi gerekirken, gerekçesi gösterilmeden arazi gelirine göre bulunan m2 birim fiyatına omca değeri eklenmek suretiyle hesaplama yapan rapora göre karar verilmesi, 2-Taşınmazların bilirkişi kurulu raporunda yazılı özelliklerine göre kapitalizasyon faiz oranının %4 olması gerektiği gözetilmeden, %5 kapitalizasyon faizine göre hesaplama yapan rapora göre hüküm kurulması, 3-Hesaplama yapılırken, üretim giderlerine bilinmeyen masraflar, idarecilik giderleri ve sermaye faizinin eklenmesi sureti ile kamulaştırma bedelinin az tespiti, 4-Dava konusu 690 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 127 m2'lik bölümün yüzölçümü ve geometrik durumu nazara alındığında, bu kısmın tamamının bedeline hükmedilmesi gerekirken, daha düşük oranda değer kaybının varlığının kabulü ile aza hükmedilmesi, 5-Davacı idare harçtan muaf olmadığı halde, muafiyet kararı verilmesi, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 08.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...