Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2009/14813 E. 2010/1729 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/14813
- Karar No
- 2010/1729
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemi birleşen dosya ise maddi hata düzeltim istemli muhtesat bedelinin tahsiline davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemi birleşen dosya ise maddi hata düzeltim istemli muhtesat bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Ağaçlara yaş, cins ve verim durumlarına göre, beton direk için de resmi birim fiyatlarına göre yıpranma payı da indirilmek suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, zemin bedeli yönünden alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1-Emsal taşınmazların dava konusu taşınmazla aynı yerde veya bölgede benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın satış tarihli olmaları ve özel amaçlı satışlar olmaması gerekir. Oysa emsal olarak alınan taşınmazlardan birisinin satış tarihi değerlendirme tarihinden dava tarihi çok öncedir. Diğer emsaller ise şirkete yapılan satış olup özel amaçLıdır. Bu nedenle bu taşınmazlar emsal olarak alınamaz. Taraflara yeniden emsal bildirmeleri için mehil verilip, bildirilen emsaller celp edildikten sonra ve gerektiğinde resen emsal de celbedilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılıp, rapor alınarak hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden eksik incelemeyle karar verilmesi, 2-Maddi hata düzeltim davası bedel tesbiti ve tescil davasının eki niteliğinde olup bu tür davalarda faize hükmedilemeyeceği gözetilmeden faize hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.