Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2009/13636 E. 2010/900 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/13636
- Karar No
- 2010/900
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm dahili davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki; 1-Dava konusu taşınmaza değer biçilirken ekilebilir münavebe ürünlerinin dekara verim miktarları taşınmazın sulu ve kuru olması durumu nazara alınmamıştır. Bu nedenle taşınmazın sulu arazi olduğundan sulu arazide ekilebilir münavebe ürünlerinin dekara verim miktarları ile hasat dönemlerindeki ortalama toptan kilogram satış fiyatları İl Tarım Müdürlüğünden getirtilerek değer biçilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiği düşünülmeden, kuru tarım arazisi olarak nitelendiren rapora göre hüküm kurulması, 2-Kıymet Takdir raporunda taşınmaz üzerinde 10 yaşlarında 20 adet elma ve 6 adet kavak ağacı bulunduğu tespit edildiği halde, bilirkişi kurulunca ağaçlara değer biçilmemesi, 3-Davalı ... Dümelli'nin tapu kayında baba isminin Fazıl, getirtilen nüfus kaydında ise Mehmet Fazıl olduğu ve şahsin ölü olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda; Nüfus kaydındaki Aliye Dümelli'nin mirasçıları tanık sıfatıyla dinlenerek, tapu kaydındaki Aliye ile Nüfus kaydındaki Aliye'nin aynı şahıs olup olmadığı belirlendikten sonra, aynı şahıs olduğu takdirde tapu kaydındaki baba isminin dava yoluyla nüfus kaydına uygun hale getirilmesi için taraflara süre verilerek sonucuna göre mirasçıları davaya dahil edilmek suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekirken, kayyım tayini suretiyle eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması, 4-Bir kısım davalılar vekili ile kayyım vekili lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, 5-Kabule göre de; Aynı bölgeden Dairemize intikal eden dava dosyalarında kapitalizasyon faiz oranı % 4 üzerinden hesaplandığı halde, %,5 hesaplanmak suretiyle aza hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Dahili davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 18.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.