Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/2265 E. 2025/14274 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2265
- Karar No
- 2025/14274
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/381 Esas, 2023/1866 Karar SUÇLAR : Tefecilik, güveni kötüye kulanma HÜKÜMLER : 1- İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında atılı suçlardan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi, 2- Sanıklar ... ve ... (...) ... hakkında tefecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca daha ağır cezayı gerektiren tefecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik istinaf başvuruları üzerine mahkumiyet, hükümlerinin kaldırılarak sanıkların tefecilik suçundan ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmak suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık ... hakkında temyiz incelemesine konu tefecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1 ve 241/1. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırının on yıldan az olması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g bendinde yer verilen; "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları"n temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile atılı suçların, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, bu suçlar yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın kesin nitelikte olduğu, keza Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre sanık ...'a isnat edilen güveni kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin bu suç yönünden kamu davasına katılma ve hükmü temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği, diğer yandan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 sayılı Kararında açıklandığı üzere; usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükme karşı, katılan vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanuni süre içerisinde 02.11.2023 havale tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, Dairemizin 15.01.2025 tarihli ve 2024/3370 Esas, 2025/1019 sayılı Kararı ile "5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca gerekçeli temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği" hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli tebliğ edilmesi için de dosyanın tevdiine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekiline Dairemiz kararı doğrultusunda meşruhatlı tebligatın 15.02.2025 tarihinde tebliğ edildiği ancak aynı Kanun'un 295/1. maddesinde öngörülen (7) günlük kanuni süre içersinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin tüm hükümlere yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.