Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/882 E. 2026/6643 K. – Tefecilik
Konu: Tefecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/882
- Karar No
- 2026/6643
- Karar Tarihi
- Konu
- Tefecilik
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2013/447 Esas, 2014/834 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM:Yargılamanın yenilenmesi talebinin esas yönünden kabulü ile 21.10.2014 tarihli mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılmasına ve sanığın atılı suçtan beraatine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın tefecilik suçundan mahkumiyetine dair Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2013/447 Esas, 2014/834 sayılı Kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/2183 Esas, 2020/2202 sayılı Kararıyla onanmak suretiyle kesinleşmesi sonrasında, sanık müdafiinin talebi üzerine yargılamanın yenilenmesine karar verilerek dosya yeniden ele alınmış ve yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311. maddesi "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür. a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa. b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa. c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise. d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise. e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa. f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir. (2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenlerine yer verilmiş ve bunlar sınırlı biçimde sayılmış olup başka bir nedenle hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi talep edilemeyecektir. Bu kapsamda somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; sanık tarafından öne sürülen ve mahkemece yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilen gerekçelerin, sanık tarafından 14.06.20 16... .03.2020 havale tarihli beyan dilekçeleriyle önceki temyiz aşamasında da öne sürüldüğünün keza Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli onama kararı kapsamında, anılan bu hususların değerlendirilmiş olduğunun ve bu aşamada yeni delil niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında, dosya kapsamında yargılamanın yenilenmesi ile ilgili olarak 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde aranan şartların oluşmadığı ve daha önce mahkemece verilerek kesinleşen 21.10.2014 tarihli ve 2013/447 Esas, 2014/834 Karar sayılı hükmün aynı Kanun'un 323/1. maddesine göre onaylanması gerektiği gözetilmeden yanılgılı hukuki değerlendirmeler ile yazılı şekilde önceki hükmün ortadan kaldırılması ile sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.