Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/478 E. 2025/5661 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/478
- Karar No
- 2025/5661
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/218 Esas, 2011/375 Karar SUÇLAR : Rüşvet alma (sanık ... hakkında), rüşvet verme (sanık ... hakkında) HÜKÜMLER : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet (sanık ... hakkında), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanık ... hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Rüşvet alma suçundan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin 27.05.2019 tarihinde tebliğ edilen hükümleri 11. 06.2019 havale tarihli dilekçesi ile yasal süresinden sonra temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz talebi ile tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık ...'ın duruşma talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 ve 318. maddeleri gereğince ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin sanık ...'ın hakkında rüşvet alma suçundan dönüşen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazı ile sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği ancak dosyada rüşvet anlaşmasına dair yeterli delil bulunmadığı gözetildiğinde, kamu görevlisi olan sanık ...'a yönelik rüşvet alma isnatlarının suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) mülga 257/3. madde ve fıkrasında düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturacağı, bu suçun belirtilen maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.