Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/9051 E. 2025/1249 K. – Görevi Kötüye
Konu: Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9051
- Karar No
- 2025/1249
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/215 E., 2016/118 K. SUÇ : Görevi Kötüye Kullanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suç tarihinde sanığın Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinde Ortopedi Polikliniğinde uzman doktor olarak görev yaptığı, ... isimli hasta hakkında 30.09.2013 tarihinde doktor olan sanık tarafından herhangi bir tetkik ve tahlil istenilmeden 7 günlük iş göremezlik raporu verildiği, 07.10.2013 tarihinde aynı kişinin tekrar müracaatı üzerine sanık tarafından herhangi bir tetkik ya da tahlil istenilmeden hakkında üçlü heyet sağlık kurulu raporu düzenlenmesi için konsültasyon atıldığı, ...'nın 14.10.2013 tarihine kadar istirahatinin devamı yönünde sağlık kurulu raporu düzenlendiği, 15.10.2013 tarihinde kontrol kayıtlı ikinci iş göremezlik raporunun düzenlenerek heyete sevk edildiği, bunun sonucunda sanık ile birlikte aynı hastanede görevli doktorlar ... ile ... tarafından 10 günlük sağlık kurulu raporu düzenlendiği, aynı kişinin bu kez 23.10.2013 tarihinde sanığa muayene olduğu ve herhangi bir tetkik ya da tahlil istenilmeden heyete sevk edildiği, bu kez sanık ve ... ile ... isimli doktorlar tarafından 15 günlük sağlık kurulu raporu düzenlendiği, 12.11.2013 tarihinde sanığın bu hastaya bel ağrısı tanısıyla 3 gün istirahat raporu verdiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 23.03.2015 tarihli, 1771 Karar sayılı adli raporda; "...30.09.2013 tarihinde bel ve pelvis kontuzyonu tanısıyla 6 gün iş göremezlik belgesi, 07.10.2013 tarihinde bel ve pelvis kontuzyonu tanısıyla 10 gün sağlık kurulu raporu, 23.10.2013 tarihinde bel ve pelvis kontuzyonu tanısıyla 15 gün sağlık kurulu raporu, 12.11.2013 tarihinde bel ağrısı tanısıyla 3 gün iş göremezlik belgesi düzenlendiğinin anlaşıldığı, travma hikayesi olmayan, sadece ağır kaldırma sonrası bel ağrısı şikayeti ile ilk başvurusunda herhangi bir radyolojik tetkik yapılmaksızın kişiye medikal tedavi ve istirahat önerisinin tıbben uygun olduğu, ancak tedavi sonrası şikayetleri devam eden kişiye klinik şikayetlerinin sebebine yönelik tetkik yapılmaksızın ardışık tıbbi istirahat raporu düzenlenmesinin tıp kurallarına uygun olmadığı" yönünde rapor mütalaa edildiği, olayın Başbakanlık İletişim Merkezine (BİMER) 19.10.2013 tarihinde gönderilen ihbar mahiyetindeki yazıyla, Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessesesinde çalışan ... isimli şahsın herhangi bir rahatsızlık ve sakatlık geçirmemesine rağmen kendisi hakkında iş kazası geçirdiği yönünde rapor düzenlendiği, 04.11.2013 tarihinde gönderilen ihbarda ise Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinde görev yapan ... isimli doktorun usulsüz raporlar verdiğinin iddia edilmesi üzerine Zonguldak Valiliğince bu iddialarla ilgili olarak inceleme başlatılması üzerine ortaya çıktığı, bu suretle sanığın kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediği iddia olunan olayda; Sanığın, ... adına tanzim edilen raporların düzenlendiği tarihlerde Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinde Ortopedi Uzmanı olarak çalıştığı, ...'ya farklı tarihlerde ardışık tıbbı istirahat raporu tanzim edildiği, bu şekilde düzenlenen raporların tıp kurallarına uygun olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun 23.05.2015 tarihli kararında da belirtildiği, sanığın bu şekilde tıp kurullarına uygun olmayan ardışık tıbbı istirahat raporları tanzim etmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin bir bütün olarak TCK'nın 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşerek kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan beraatine karar verilmiş ise de zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 07.04.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.