Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/5425 E. 2026/5195 K. – Tefecilik
Konu: Tefecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5425
- Karar No
- 2026/5195
- Karar Tarihi
- Konu
- Tefecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/223 Esas, 2022/352 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2018 tarihli ve 5-2016/88750 sayılı eksikliği giderme yazısı üzerine 28.06.2018 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edilmesi ile kamu davasından haberdar olan Hazinenin temyiz ve katılma talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, vekilinin sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılanlar vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2013 tarihli ve 2013/22626 Soruşturma, 2013/15190 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararında soruşturma konusu eylemin açığa imzanın kötüye kullanılması suçuna ilişkin olduğu, anılan kararda faizle borç verme şeklinde bir olaydan bahsedilmediği gözetildiğinde tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 26.11.2015 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.