Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/9313 E. 2025/14389 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9313
- Karar No
- 2025/14389
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/288 Esas, 2017/3 Karar SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkında açılan kamu davalarının eylemlerinin sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin suçu bildirmeme suçlarını oluşturacağı kabulüyle zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1. Sanık ... hakkında açılan kamu davalarının ölüm nedeniyle düşürülmesine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereğince düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “düşürülmesine” ibaresinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2. Sanık ... ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile diğer sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; İddianame yerine geçen İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2016/301 Esas, 2016/250 sayılı görevsizlik Kararı ile sanıkların sahte barkodlar üreterek ücretli yapılması gereken tetkik ve tahlilleri ücretsiz yaptıkları iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davalarında, sanıkların eylemlerinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 235. ve 240. maddelerinde düzenlenen suçu bildirmeme ve görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturduğu kabulüyle zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle kamu davalarının düşürülmesine karar verilmiş ise de sanıkların eylemlerinin sübutu halinde nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarını oluşturacağı, bu suçların, suç tarihlerinde yürürlükte olan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi gereğince lehlerine olan 765 sayılı Kanun'un 339. ve 504. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/3-4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 5 ve 10 yıllık asli ile 7 yıl 6 ay ve 15 yıllık ilaveli zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, dolandırıcılık suçu yönünden, suç tarihi olan 30.05.2005 ile hüküm tarihi arasında durma süreleri eklendiğinde dahi ilaveli zamanaşımı süresinin dolduğu, bu suç yönünden kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ancak kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden hüküm tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı bununla birlikte suç tarihi olan 30.05.2005 ile inceleme günü arasında, durma süreleri eklendiğinde dahi, ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği diğer yandan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden temin edilen nüfus kaydından sanık ...'ın 17.03.2021 tarihinde hükümden sonra vefat ettiği gözetilerek hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı ve ölüm sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.