Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/1845 E. 2025/14280 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1845
Karar No
2025/14280
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1) Sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Didim Nüfus Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni, müdür vekili ayrıca 10.01.2011 tarihinden itibaren mutemet olarak görev yapan sanık tarafından Mal Müdürlüğü muhasebe yetkilisinin imzasını taklit etmek suretiyle düzenlenen saymanlık fişi ile muhasebe yetkilisi alındı belgelerin; kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi belgeler niteliğinde kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/2. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş ise de sanığın görev kapsamı ve yetkili imzalarını taklit etmiş olması dikkate alındığında, eylemlerinin aynı Kanun'un 204/1. maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 14.06.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 2) Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suç tarihlerinde .. Nüfus Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni, müdür vekili ve 10.01.2011 tarihinden itibaren mutemet olarak da görev yapan sanığın, Nüfus Müdürlüğünce düzenlenen idari para cezalarını tahsil etme yetkisinin olmadığı ancak nüfus ve aile cüzdan bedellerini tahsile yetkisinin olduğu nazara alındığında; tahsil yetkisi bulunmadığı halde şikayetçilere yetkili olduğu izlenimi verip tahsil ettiği paraları ilgili birime ödemeyerek mal edinmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin suça konu paraların görevi dolayısıyla sanığa teslim edilmediğinden yasal tevdi unsurunun bulunmadığı ve bu paralar üzerinde koruma ve gözetim sorumluluğunun da olmadığı gözetildiğinde nitelikli dolandırıcılık, nüfus ve aile cüzdanı bedeli olarak şikayetçilerden tahsil etmiş olduğu ücretlere ilişkin eylemlerinden, herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet, denetim veya soruşturma olmaksızın yatırdığı ücretlere ilişkin eylemlerinin kullanma zimmeti, .. Mal Müdürlüğünün uyarısı üzerine yatırdığı ücretlere ilişkin eylemlerinin ise temellük zimmeti suçunu oluşturacağı, kullanma zimmetinde suçun konusunun kullanma ile elde olunan yarar (nema) olması karşısında, nema miktarının belirlenmesi ve temellük zimmetine konu miktara eklenmek suretiyle toplam zimmet miktarının ve nitelikli dolandırıcılık suçuna konu miktarların yeniden bilirkişi raporu alınarak ayrı ayrı belirlenmesi ile zimmet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde eylemlerinin nitelikli zimmet olarak kabulüyle hüküm kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinde suçun zincirleme şekilde işlenmesi halinde cezanın 1/4'ten 3/4'üne kadar artırılabileceği öngörülmüş olup, zincirleme suç nedeniyle artırım yapılırken, aynı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenleme uyarınca fiil sayısı nazara alınıp, fiillerin süresi de gözetilerek benzer olaylarla karşılaştırıldığında suç ile ceza arasındaki dengeyi bozmayacak ve denetime imkan verecek biçimde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşacak bir artırım oranı belirlenerek ceza tayin edilmesi gerekirken, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sırasında bir miktar artırıma gidilmesi isabetli olacak ise de eylemlerine ilişkin olarak en üst hadden olacak şekilde 3/4 oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini, 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 247/2, 249/1, 43/1, 248/2, 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/1845, K. 2025/14280, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2021-1845-e-2025-14280-k-14a434cc5452