Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/781 E. 2010/3025 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/781
- Karar No
- 2010/3025
- Karar Tarihi
Nitelikli cinsel saldırı ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçlarından sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.06.2009 gün ve 2009/46 Esas, 2009/79 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan, cinsel saldırı suçu yönünden re'sen de temyize tabi dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 24.03.2010 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Sanık müdafiine çağrı kağıdının gönderildiği, parçasının döndüğü, ancak sanık müdafii Av. ... 22.03.2010 tarihli faks dilekçesi ile CMK. kapsamında sanığın haklarını savunmak üzere ... Barosu tarafından zorunlu müdafii olarak görevlendirildiğini, sanık haklarını savunmak üzere ... Barosundan yeniden müdafii istenmesini bildirmekle, Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaasına göre CMK.nun 150/2. maddesine göre ... Barosundan Avukat tayini için müzekkere yazılmasına, duruşma gününün yazılacak müzekkerede bildirilmesine, Bu nedenle duruşmanın 14.04.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verilmişti. Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. CMK.nun 150. maddesi gereğince ... Barosu tarafından tayin edilen sanık ... adına gelen Av. ...huzura alınarak duruşmaya başlandı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi. Sanık müdafii savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 05.05.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı. Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 15.01.2009 yerine 15.01.2008 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık müdafiin 11.06.2009 tarihli oturumda "sanığın akıl zayıflığı olduğu yönünde bazı beyanlar geldi bu nedenle akıl zayıflığı yönünden raporunun aldırılmasını istiyoruz" şeklindeki talebi karşısında adı geçen sanığın 5237 sayılı Yasanın 32. maddesi kapsamında suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olup olmadığı yöntemince saptanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Sanığın müsnet suçları akıl zayıflığı bulunan mağdureye karşı 2008 yılı sonbahar aylarında değişik zamanlarda birden fazla tekrarladığına dair her türlü kuşkudan uzak ve somut delillerin bulunmadığı nazara alınmadan eylemlerin zincirleme şekilde işlendiğinin kabulüyle verilen cezasının TCK.nun 43. maddesi ile artırıma tabi tutulması, Sanığa isnat edilen konut dokunulmazlığını ihlal suçunun, 5271 sayılı CMK.nun değişik 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınıp uzlaştırma işlemi yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 27.04.2010 tarihinde verilen işbu karar 05.05.2010 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından M.... hazır olduğu halde sanık müdafiin yüzüne karşı tefhim olundu.