Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/7078 E. 2011/24201 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/7078
- Karar No
- 2011/24201
- Karar Tarihi
Zimmet suçundan sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/01/2006 gün ve 2005/623 Esas, 2006/28 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17/6/2006 gün 2006/5-213 sayılı kararına göre, soruşturmanın C.Savcısı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alındığında, PTT Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Kontrolörlüğünce 18.10.2000 gün ve 200-14 sayılı yazısı içeriğinden sanığın zimmet eylemine dair bu yazıyı 24.10.2000 tarihinde havale eden C.Savcılığınca öğrenilmesinden sonra zimmetinde olan 738.691.687.-TL.yi 03.11.2000 tarih ve 285154 nolu tahsilat makbuzu ile PTT'ye ödeyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 248/2. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bu konuda bozma isteyen (2) nolu düşünceye iştirak edilmemiş ve 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı zimmet suçunu işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, "hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar” sadece TCK.nun 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde bir yıl süreyle hak yoksunluğuna hükmolunması karşı temyiz olmadığından ve bozulan ilk hükümde sanık hakkında teselsül hükümlerinin uygulanmaması suretiyle hükmolunan sonuç ceza kazanmış hakka konu teşkil edeceğinden bozma sonrasında kurulan hükümde sanık hakkında teselsül hükümlerinin tatbik edilerek hüküm kurulması gözetilmemiş ise de bu yapılsa dahi 5237 sayılı TCK.nun lehe olduğu açıkça belli olduğundan bu hususlar bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı zimmet suçunu işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece “TCK.nun 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkinin” kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 53/1. maddesindeki tüm haklardan yoksunluk kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümde yer alan "TCK. 53/5 maddesi uyarınca infazdan sonra başlamak üzere takdiren 1 yıl süre ile TCK.53/1 mad.deki haklardan yoksun bırakılmasına" ibaresinin "TCK. 53/5 maddesi uyarınca infazdan sonra başlamak üzere takdiren 1 yıl süre ile TCK.nun 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan yoksun bırakılmasına" şeklinde değiştirilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.