Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2006/3465 E. 2010/2284 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/3465
- Karar No
- 2010/2284
- Karar Tarihi
Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, ırza geçme ve bu suçlara iştirak etmekten sanıklar ..., ... ve ...’nın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.10.2005 gün ve 2005/326 Esas, 2005/367 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekili taraflarından istenilmiş ve sanıklar ... ... ve ... yönünden incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 25.03.2006 günlü tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 24.05.2006 Çarşamba saat 14.00’e duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine sanıklar müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı. Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Sanık ... müdafiin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddi ile bu sanık yönünden de duruşmasız inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Katılanlar vekilinin manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmemişse de; hukuk mahkemesinde dava açılabileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılanlar vekili ve sanıklar müdafiilerin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 765 sayılı TCK.nun 71. maddesi uyarınca cezaların içtiması yerine, 5275 sayılı Yasanın 99. madde düzenlemesinin infaz aşamasında, aynı Yasanın 107. maddesinin uygulanması açısından cezaların toplanmasına ilişkin olduğu gözetilmeden 99. madde ile içtima kararı verilmesi, Sanık ... hakkında ırza geçme suçu nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 31. maddesi uyarınca kamu hizmetlerinden yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçu yönünden sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanıklar ... ... ve ...’nin adli sicil kayıtları da araştırılarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.