Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2006/3303 E. 2010/2375 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2006/3303
Karar No
2010/2375
Karar Tarihi

Kaçırıp alıkoymak ve bu suça iştirak suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçtan sanıklar ... ve ...'ın beraetlerine, sanıklar ..., ... ve ...'nin mahkümiyetlerine dair, Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.5.2005 gün ve 2003/44 Esas, 2005/187 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ...'a yüklenilen kaçırıp alıkoymaya iştirak etmek suçuna 765 sayılı yasanın 432. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen beş yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 07.05.2003 ve 24.04.2003 ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sözkonusu davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde “zaman bakımından uygulama”, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, “lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında; 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/3303, K. 2010/2375, T. 24.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2006-3303-e-2010-2375-k-e70cd2f32471