Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2006/12879 E. 2010/4309 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/12879
- Karar No
- 2010/4309
- Karar Tarihi
Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...'ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.10.2005 gün ve 2005/379 Esas, 2005/353 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan verilen hükmün incelenmesinde; Oluşa uygun olarak sanığın işlediği iddia ve kabul edilen reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçuna 765 sayılı TCK.nun 430/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Irza geçme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 765 sayılı Kanun lehe kabul edilip asıl cezası buna göre belirlendiği halde, fer'i ceza bakımından 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması ve tayin olunan ceza süresi de gözetilerek yerine “765 sayılı TCK.nun 20 ve 31. maddeleri uyarınca üç yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.