Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/423 E. 2026/4100 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/423
Karar No
2026/4100
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/1747- 2025/1735

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.12.2019 kaza tarihinde trafik sigortası bulunmayan ve davacının yolcu konumunda olduğu aracın, dava dışı iki araçla karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve %17 oranında malul kaldığını, davalıya yapılan 28.07.2022 tarihli başvuruya karşın sonuç alınamadığını, sundukları rapora rağmen yeniden rapor alınmasına karar verilmesi halinde kendilerine süre verilmesini talep ettiklerini belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyasında kazaya sebebiyet veren araç sürücüsüne yönelik olarak davacının şikayetçi olmadığını, tazminat hakkının ortadan kalktığını, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, maluliyet oranının hastane raporu ile belgelendirilmesi gerektiğini, zarar görenin maluliyet oranının yetkili kurumlarca tespiti gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan bir ödeme varsa tazminattan düşülmesi gerektiğini, davalının temerrüde düşmemesi nedeniyle komisyona başvuru tarihinden faiz işletilebileceğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan sağlık raporunda davacının birden fazla uzmanlık alanını gerektiren maluliyeti olduğu halde (deri, kafa, omurga göğüs hasarı) raporun üç adli tıp uzmanı tarafından imzalandığının tespit edildiği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 01.02.2023 tarih ve 2023/İHK-7635 sayılı kararı ile başvuranın tüm arazlarını değerlendirecek uzmanların raporu hazırlayan hekimler arasında yer almadığı görülmekle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, söz konusu eksikliğin sonradan ikmalinin söz konusu olmayacağı, bu nedenle başvurunun dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin 01.02.2023 tarih ve 2023/İHK-... sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.01.2025 tarih ve 2023/4247 E., 2025/995 K. sayılı ilamıyla; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.04.2021 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyetinin %17 olarak belirlendiği, anılan bu raporun tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu, davacının eldeki başvuruya sunduğu 14.04.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşu tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı kurulmak ve davacı muayene edilmek suretiyle düzenlendiği, karara esas alınabilir bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca, davacının dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunduğu ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.04.2021 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varıldığı, bu nedenle kusur ve zarar yönünden bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar oluşturulduğu, bilirkişi aşamasında, davacı vekilinin davacının vefat ettiğini beyan ederek mirasçılık belgesini sunduğu, söz konusu mirasçılık belgesinin incelenmesinde davacı müteveffanın altı mirasçısı bulunduğunun görüldüğü, davacı vekilinin bu mirasçılardan üçüne ait vekaletname sunduğu, bu şekilde yargılamaya devam edilmesini talep ettiği, diğer mirasçılara da ulaşılmaya çalışıldığını ve ulaşıldığında vekaletname temin edilerek onlar yönünden de davaya katılım sağlanacağını ifade ettiği, ancak karar tarihine kadar dosyada yeni bir gelişme olmadığı, bozma sonrası işin heyete intikalinden itibaren 90 gün içerisinde karar verme zorunluluğunun bulunduğu, dosyanın gelmiş olduğu nokta itibariyle tahkim yargılaması ile düzenlenmiş bulunan süreler içerisinde yargılamanın sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı, terekeye temsilci atanması vs. süreçlerinin tahkim yargılaması ile uyumlu olmadığı gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvuru ile ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına, dosyadan el çekilmesine, hak sahiplerinin mahkemede dava açmakta muhtariyetine, yapılan tüm masrafların ilgili mahkemesince değerlendirilmesine, dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonuna iadesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamından sonra hakem heyetince yapılan yargılama sırasında davacı müvekkilinin vefat ettiğinin öğrenildiğini, mirasçılarına ulaşılmaya çalışıldığını, konu hakkında İtiraz Hakem Heyeti koordinatör hakemine bilgilendirme yapıldığını, mirasçıların vekaletnamelerinin temin edileceğinin bildirildiğini, akabinde müteveffa müvekkilinin geriye kalan altı mirasçısının tamamının verdiği vekaletnamenin dosyaya sunulduğunu, ancak İtiraz Hakem Heyetince eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile mirasçıların vekaletnamelerinin tamamının sunulmadığı ve bu eksikliğin süresinde tamamlanamayacağı gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine ve karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bütün mirasçı müvekkillerin vekaletnamesinin dosyaya sunulmuş olması ve bu nedenle dosyanın esası hakkında inceleme yapılması gerekirken, dosyadan el çekilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İtiraz Hakem Heyetince, dosyadan el çekme kararı verilmeden önce alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davaya konu trafik kazasının dört adet aracın karıştığı bir kaza olduğunu, kazada kusuru bulunan diğer araçların sigorta şirketlerine karşı ayrı başvuruda bulunulduğunu, kusurlu olan diğer araç sürücüsüne karşı daha önce yapılan 2021.E.108911 sayılı tahkim başvurusunda %55 oranında kusurlu bulunan araç sürücüsünün, işbu temyize konu başvuruda %20 oranında kusurlu bulunduğunu, kusur oranı hakkındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaza tarihinde trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Dava devam ederken taraflardan birisinin ölmesi durumunda, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (TMK m. 28/1). Bu nedenle, davaya ölen kişi tarafından devam edilmesi mümkün değildir. Somut olayda olduğu gibi, yalnız öleni değil mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, tüm mirasçılar tarafından mecburi dava arkadaşı olarak devam edilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 599. maddesi gereğince mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Eldeki davada, davacı ...'ın yargılama devam ederken 10.06.2024 tarihinde vefat ettiği, dosya kapsamındaki mirasçılık belgesine göre geriye eşi ve beş çocuğu olmak üzere altı mirasçısının kaldığı, İtiraz Hakem Heyetince söz konusu mirasçılardan bir kısmının davacı vekiline verdiği vekaletnamelerin dosyaya sunulduğu, bir kısım mirasçının ise vekaletname sunmadığı gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verildiği, davacı vekilince tüm mirasçılardan temin edilen vekaletnamelerinin UYAP sistemi üzerinden 01.12.2025 tarihli dilekçe ile dosyaya sunulduğu görülmüştür. Şu durumda, mirasbırakanın taraf ve dava ehliyeti bulunmadığı anlaşılmakla, yargılama esnasında vefat eden davacının, veraset ilamına göre mirası bir bütün olarak kazanan mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve taraf teşkili sağlanarak uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği açık olup, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VIl. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/423, K. 2026/4100, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2026-423-e-2026-4100-k-a98804300305