Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/9593 E. 2025/14787 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9593
Karar No
2025/14787
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/575 E., 2025/575 K. SAYISI : 2025/KIT-1009 SAYISI : K-2022/37683

İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın 02.10.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.080,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 110.366,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.010,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 6.523,46 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 126.900,63 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun evraklarla yapılmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi amacıyla kusur raporu alınması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı, adli rapor ücretinden sorumlu olmadığını, davacının kask ve koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığı araştırılarak takılı olmaması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının rücuya esas bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, avans faizi talebinin yersiz olduğunu ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 09.04.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacı sürücüde %8 oranında sürekli maluliyetin bulunduğu, kaza tespit tutanağı dikkate alındığında sigortalı araç sürücüsünün davaya konu olayda %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 110.366,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.010,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 6.523,46 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 126.900,63 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine İtiraz Hakem Heyetince; maluliyet raporunun, hesaplama yönteminin yerinde olduğu, müterafik kusurun ispat edilemediği, davacı lehine hükmedilen nisbi vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne ve kararın bu yönden düzeltilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.03.2024 tarihli ve 2022/8019 Esas, 2024/2865 Karar sayılı ilamıyla; olayın meydana geliş şekli değerlendirildiğinde kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırmanın yeterli görülmediği, eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağı, Hakem Heyetince kaza tespit tutanağının eksiksiz ve okunaklı şekilde dosyaya kazandırılmasının ardından, ... Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan oluşturulacak heyetten kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, davalının diğer temyiz itirazlarının reddedildiği anlaşılmıştır. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak bozma ilamı doğrultusunda İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik heyetten çelişkiyi gidermek üzere alınan heyet raporuna göre davaya konu trafik kazasının oluşumunda davacının sürücüsü olduğu motosikletin %25 oranında, davalı tarafından sigortalı aracın ise %75 oranında kusurlu olduğu, bozmadan evvel verilen karara göre davalının kusur oranının arttığı, ancak ilk kararı davalının temyiz ettiği, davacının temyiz etmediği gözetildiğinde temyiz eden aleyhine karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 126.900,63 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, bozma ilamına uyularak alınan kusur raporu doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, davalının %75 kusuruna göre dosyanın güncel asgari ücret verileri dikkate alınmak suretiyle tazminatın hesaplanması için hesap bilirkişisine tevdii gerektiğini, ayrıca hakem heyeti karar tarihindeki güncel vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının sürücü belgesinin bulunmadığını, bu durumun müterafik kusur olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile olay tarihinde davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince bozma kararından sonra yeniden hüküm kurulması ve bozma kararından sonraki İtiraz Hakem Heyeti karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin esas alınması gerekirken bu hususa uyulmamış olması doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının (6.1.1.c) numaralı bendinde yer alan "5.100,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "30.000,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/9593, K. 2025/14787, T. 28.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-9593-e-2025-14787-k-9a025a7c254e