Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/8513 E. 2025/16325 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8513
Karar No
2025/16325
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/710 D. İş, 2025/712 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2024-2417 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/83491

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.07.2016 tarihinde müvekkili yayaya yaya kaldırımı üzerinde bir aracın çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında müvekkili yayanın yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253. maddesine göre uzlaşma sağlandığını, bu nedenle başvuranın tazminat davası açamayacağını savunarak başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, zarar veren ve zarar gören arasında Ceza Muhakemeleri Kanunun 253/19 maddesine göre uzlaşmanın sağlanmış olması nedeniyle tazminat davası açılamayacağından açılan davadan feragat edilmiş olunacağından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 23.09.2021 tarihli 2021/İHK-29501 sayılı kararı ile taraflar arasında uzlaşma sağlandığı, uzlaşmanın 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'na uygun düzenlenmiş olduğunu, başvurucunun yeniden talepte bulunma hakkının olmadığı gerekçesiyle davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire'nin 25.12.2023 tarih ve 2023/11897 Esas ve 2023/14062 Karar sayılı ilamı ile; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde "...soruşturma konusu suçtan dolayı tazminat davası açılamaz ve açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır" şeklindeki yasal düzenleme ışığında uzlaşma raporunun düzenlenmesi halinde davacının tazminat davası açma hakkı bulunmadığı, uzlaşma raporunun ilam mahiyetinde olacağından uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı kabul edilmekteyken, Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarihinde 2023/43 Esas, 2023/141 Karar numaralı dosyada, Anayasa’ya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “...Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş, karar 18.10.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararları derdest davalarda derhal uygulanacağından, söz konusu uzlaştırma tutanağının Anayasa Mahkemesi iptal kararı da dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir..." gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda maluliyet raporu, kusur raporu ve hesap raporu alınmak suretiyle uzlaşmada ödenen miktarın ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığı araştırılarak ödemenin yeterli olduğu gerekçesi ile davacının itirazının reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşma sonucu yapılan ödemenin uzlaşma tarihi itibariyle hesaplanan tazminatı karşıladığından bahisle davanın reddinin yerinde olmadığını, ödemenin sigorta şirketince yapılmadığını, ödeme tarihi itibariyle zarar tespitinin hatalı olduğunu, ödeme tarihi itibariyle zararın belirsiz olduğunu, maluliyetin belirlenebilmesi için tedavi ve iyileşme süreçlerinin tamamlanması gerektiğini, maluliyetin kalıcı mı geçici mi olduğu bilinmezken ödemenin yeterli olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, ödemenin maddi ve manevi tazminata ilişkin olarak yapıldığını ne kadarının maddi ne kadarının manevi tazminata ilişkin olduğunun belirsiz olduğunu, alınan maddi tazminatın çalışamamak dolayısıyla uğranılan zarar, ilaç, ameliyat, yol gibi masraflara karşılık olduğunu, bunlar için ödendiğini, tüm maddi tazminatın sürekli iş göremezlik tazminatına mahsup edilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı ile davalıya sigortalı aracın sürücüsünün uzlaştığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, dava dışı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsü ile davacı arasında uzlaşmanın gerçekleştiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu uyarınca uzlaşma sağlanması sebebiyle başvuranın yeniden talepte bulunma hakkı olmadığı belirtilerek itirazın reddine karar verilmiştir. 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi üzerine uzlaştırma tutanağının Anayasa Mahkemesi iptal kararı dikkate alınarak değerlendirilmesi için karar bozulmuştur. Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince kusur raporu, hesap raporu ve hesap ek raporu alınmış, ek raporda İtiraz Hakem Heyeti ara kararı doğrultusunda uzlaşma sonrası yapılan ödemenin tarihi itibariyle sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmıştır. İtiraz Hakem Heyetince ödemenin 5.000,00 TL'sinin manevi tazminata, 35.000,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu kabul edilerek ve bilirkişi raporu değerlendirilerek ödeme tarihi itibariyle yapılan hesaplama neticesi 35.000,00 TL ödemenin sürekli iş göremezlik tazminatını karşıladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Uzlaşma tutanağı metninden davacının kaza nedeniyle masrafları olduğunu beyan ettiği, davacıya maddi ve manevi zararlarına ilişkin olarak 40.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak uzlaşma metninde bu ödemenin ne kadarının manevi tazminata, ne kadarının maddi tazminata ilişkin olarak ödendiğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. İtiraz Hakem Heyeti kabulü 35.000,00 TL'nin sürekli iş göremezlik tazminatına, 5.000,00 TL'nin manevi tazminata ilişkin olarak ödendiği şeklindedir. Ancak bu kabulün dayanağı bulunmamaktadır. Bu durumda, ödemenin ne kadarının manevi tazminata, ne kadarının maddi tazminata ilişkin olduğu hususu davacı tarafa açıklattırılarak, davacıya yapılan ödemenin hangi tazminat kaleminden ne miktarda ana para olarak ödendiğinin ve ödenen miktarın güncelleştirilmiş halinin hesaplanacak tazminattan mahsubu ile davacının bakiye zararı bulunup bulunmadığının belirlendiği ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/8513, K. 2025/16325, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-8513-e-2025-16325-k-0976767d032e