Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/6357 E. 2025/9919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6357
- Karar No
- 2025/9919
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/26 D.İş-2023/26 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-64827 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/270886
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya sigortalı motosiklette yolcu konumunda olan müvekkilinin 06.09.2015 tarihinde aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik toplam 10.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile toplam talebini 297.907,67 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının alkollü araç kullanan sürücü ile yolculuk yaptığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile toplam 268.116,90 TL nin 13.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, müterafık kusur indiriminin %10 olarak uygulanmasının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu bu oranın %20 olarak uygulanması gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının kısmen kabulüne, 238.326,14 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, geçici taleplerden davalının sorumlu olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, taşımanın hatır taşıması olduğunu, davacının kask kullanıp kullanmadığının belirlenmesi gerektiğini, kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, aleyhlerine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan motosiklette yolcu konumunda olan davacının meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hesaplama yönteminin yerinde olmasına, talebin zamanaşımına uğramamış olmasına, yaralanmanın alt ekstremiteden olması nedeniyle kask kullanılıp kullanılmaması arasında illiyet bağının bulunmamasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 01.02.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası alt ekstremite (ayak bileği ve topuk) bölgelerinde maluliyet oluştuğu, bu nedenle meydana gelen yaralanmalarına bağlı sürekli iş göremezlik oranının toplam %9 olarak hesaplandığı, raporda davacının kazaya bağlı önceki tedavi evraklarına (genel adli muayene raporu ve adli tıp şube müdürlüğünün raporuna) yalnızca atıf yapıldığı ancak rapor içeriklerine yer verilmediği, iş bu evrakların getirtilip ayrı ayrı incelenmek suretiyle maluliyet raporuna detayların yansıtılmadığı, raporun değerlendirme kısmında bu evrakların içeriklerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davaya konu kaza ile ilgisi tartışılmak suretiyle maluliyet raporuna detaylı şekilde yansıtıldığı, davacının yerleşim yerine en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından davacının bizzat muayenesinin yapıldığı, yeni bir maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, önceki tedavi evraklarına ilişkin bilgi ve belgelere yalnızca atıf yapılan yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87/1 yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davaya konu kazaya ilişkin ceza yargılamasında; davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün, davacının arkadaşı olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.