Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/6265 E. 2025/9829 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6265
- Karar No
- 2025/9829
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/493 D.İş, 2022/493 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.09.2020 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak %5 oranında malul kaldığını, 3 ay iyileşme süresi ve 1 ay bakıcı ihtiyacının oluştuğunu, davalıya yapılan başvuruya karşın ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri, 1.260,00 TL rapor ücreti ile tedavi ve rapor için harcanan yol gideri için 250,00 TL olmak üzere toplam 5.710,00 TL'nin 03.11.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.04.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini sürekli iş göremezlik için 68.615,00 TL'ye, geçici iş göremezlik için 3.486,00 TL'ye, geçici bakıcı gideri için 1.472,00 TL'ye, tedavi ve rapor için harcanan yol gideri için 500,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, davacının kendi müracaatı ile aldığı maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, belirlenen oranın olması gerekenden yüksek olduğunu, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.65 teknik faize göre yapılmasını talep ettiklerini, davacının kask kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davacının araç sürücüsü ile arkadaş olduğunu beyan ettiğini, rapor ücretinden ve tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını, ulaşım gideri talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebini 1.260,00 TL rapor ücreti, 500,00 TL tüm tedavi ve maluliyet raporu için harcanan yol gideri olarak ve bilirkişi raporunda belirlenen tutarlara göre ıslah ettiği, 1.260,00 TL rapor ücreti ile makul bulunan 250,00 TL ulaşım giderine hükmedildiği, fazlaya ilişkin ulaşım masrafı talebinin reddedildiği, taşımanın davacı menfaatine yapıldığını gösterir bir delil dosyada olmadığından davalının hatır taşıması indirimi talebinin reddedildiği, davacının başından yaralandığı, kask takmaması nedeniyle %25 müterafik kusur indirimi yapıldığı, temerrütün 04.11.2021 tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle; başvurunun kısmen kabulü ile 1.260,00 TL rapor ücreti ve 55.367,25 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 56.627,25 TL'nin 04.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 250,00 TL ulaşım gideri talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı muayene edilerek ve kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasının yerinde olduğu, taşımanın hatır taşıması olduğuna dair davalı tarafından somut delil sunulmaması nedeniyle indirim yapılamayacağı, hükmedilen tazminattan %50 hakkaniyet indirimi yapılmasının mümkün olmadığı, bakıcı gideri hesabında net asgari ücretin esas alınmasına ilişkin itirazın yerinde olmadığı, adli tıp rapor ücretinden davalının sorumlu olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınmasının yerinde olduğu, davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe aykırı düzenlendiğini, alınan medikal raporda davacının maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiş olup çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hükme esas raporda skar yönünden %5 oran verildiğini, ancak heyette plastik cerrahın bulunmadığını, skar dokusu için oran verilebilmesi için minimum 170 cm2 olması gerektiğini, hesaplamada 1.65 teknik faizin esas alınması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, davacının ifadesinde sigortalı araç sürücüsü ile arkadaş olduklarını açıkça beyan ettiğini, bakıcı gideri hesabının net asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 02.09.2020 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, belgelenemeyen tedavi gideri ile bakıcı gideri istemlerine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan maluliyet raporunda skar nedeniyle oran belirlenmemiş olmasına, başvurunun usule uygun olmasına, hesap yönteminde ve bakıcı giderinin brüt asgari ücretten hesaplanmasında hata bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- 2918 sayılı Kanun'un 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların taşınmazında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def'inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile davalıya sigortalı araç sürücüsü arkadaş olup birlikte gezintiye çıktıkları anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince davacının karşılıksız olarak taşındığına dair davalı tarafından somut delil sunulmadığı yönünde hatalı şekilde değerlendirme yapılmıştır. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK'nın 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.