Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/4854 E. 2025/7124 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4854
- Karar No
- 2025/7124
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/289 E., 2025/286 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.05.2019 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ...’ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı motosiklet ile diğer davalı ...’ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 89.663,02 TL’ye yükseltilmiştir. II. CEVAP Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dosyaya sunduğu ... Devlet Hastanesi’nin 30.01.2020 tarihli raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 8 oranında olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan 05.11.2020 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan yaralanmasının femur kırığına ilişkin olduğu, davacının dosyaya sunduğu raporun kazadan 7 ay sonra hazırlandığı, femur kırığından kaynaklanan yaralanmanın tespit edilebilmesi için 18 aylık stabilizasyon süresinin beklenmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 28.03.2021 tarihli 2021/İHK-8607 sayılı kararı ile davacının dosyaya sunduğu .... Devlet Hastanesi’nin % 8 oranlı 30.01.2020 tarihli raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 89.663,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin 28.03.2021 tarihli 2021/İHK-8607 sayılı kararının süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.04.2024 tarihli 2024/1363 Esas, 2024/3315 Karar sayılı ilamıyla hükme esas alınan 20.03.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile davacının sunduğu 22.03.2021 tarihli ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edilmeksizin karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca hükme esas alınan 20.03.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile davacının sunduğu 22.03.2021 tarihli ıslah dilekçesinin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalıların herhangi bir beyanda bulunmadığı gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyetinin 28.03.2021 tarihli ve 2021/İHK-8607 sayılı kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 04.01.2021 tarihli ve K-2021/526 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kabulü ile 89.663,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması, davacının kaza esnasında koruyucu ekipmanları takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... şirketinin kendisine sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında tazminattan sorumlu olduğunu, ceza dosyasında taraflar arasında uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, 5271 sayılı CMK’nın 253/19 uncu maddesi kapsamında uzlaşma sürecinde anlaşılması durumunda davacının tazminat davası açamayacağını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delilin bulunmadığı, davaya konu kazaya karışan her iki sürücünün de kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davalı ...'nin meydana gelen zarardan diğer davalı ... ile birlikte müştereken ve mütesilen sorumlu olduğu, ceza davasında şikayetten vazgeçme sebebiyle düşme kararı verilmiş olup uzlaşmanın bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak ... doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 30.05.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın ... Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı ... vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davacı kolluk ifadesinde, davaya konu motosikleti arkadaşı olan ...’nın kullandığını, birlikte ... ilindeki sınavdan döndüklerini, daha sonra ... köyüne gitmek üzere motosikletle seyahat ettikleri sırada kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Davacının, davalı ...’ye sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu, davacı ile davalıya sigortalı aracın sürücüsü ...’nın arkadaş oldukları sabit olup davacının bu taşıma için sürücüye ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... vekilinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nun 51 inci maddesi gereğince Dairenin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalı ...'nin sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VII. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'ye iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.