Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/4710 E. 2025/8598 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4710
Karar No
2025/8598
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/19 Değişik İş – 2023/25 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.02.2021 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 246,915,81 TL' ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 16.905,40 TL' ye, geçici bakıcı gideri talebini 8.427,70 TL' ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrak ile sigorta şirketine başvuru yapıldığından talebin usulden reddi gerektiğini, tek taraflı başvuru ile alınmış maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, Adli Tıp Kurumu (ATK)' dan alınacak maluliyet raporu ile maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın uzman bilirkişiler marifeti ile TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sürücünün alkollü olduğunu, davacının alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına bindiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının devlet memuru olup olmadığı, SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, bakıcı giderinin net asgari ücretten hesaplanması gerektiğini, temerrüt faizinden sigorta şirketinin temerrüde düşmediğinden sorumlu olmadığını, ancak yasal faiz talep edilebileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 246,915,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 16.955,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 8.477,70 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 272.348,91 TL tazminatın 17.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun, kaza ile maluliyet arasında illiyet kuran, karar vermeye ve denetime elverişli bir rapor olduğunu, hesaplama yönteminde hata bulunmadığını, hatır taşımasının ispatına yönelik bilgi dosyaya sunulmadığını, hatır taşımasının ispat edilemediğini, SGK tarafından yapılan bir ödemeye ilişkin bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığını, bakıcı giderinin net asgari ücret ile hesaplandığını, vekalet ücretinde hata bulunmadığını belirterek bu yönlere ilişkin itirazların reddine, müterafik kusur indirimine yönelik itirazın ise davacının alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına bindiğinden kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 197,532,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 13.564,32 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.782,16 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 217.879,13 TL tazminatın 17.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 54.469,78 TL' nin müterafik kusur indirimi nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporu geçersiz olmasına rağmen başvurunun kabulünün hatalı olduğunu, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, tek taraflı alınmış bir rapor olduğunu, medikal firma raporunun maluliyeti daha az belirlediğini, iyileşme sürecinin beklenmeden rapor alındığını, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz ile yapılması gerektiğini, progresif rant yöntemi ile hesabın hatalı olduğunu, genel şartlardaki değişiklik nedeniyle %1,65 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, davacının devlet memuru olup olmadığının, SGK' ca geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, bakıcı ve tedavi gideri taleplerinin poliçe teminatı içinde olmadığını, kabul edilir ise de %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere maluliyet oranının kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş olmasına, hesaplama yönteminde hata bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı, sigortalı araç sürücüsünün arkadaşı olduğunu beyan etmiştir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4710, K. 2025/8598, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-4710-e-2025-8598-k-4f5d16b4f568