Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1695 E. 2025/8519 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1695
Karar No
2025/8519
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/463 E., 2024/1438 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK'nın 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre; hükmedilen ve temyize konu edilen tutar davacılardan ... yönünden 200.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin bu davacıya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı şirketin diğer davacılar ... ve ...'e yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 26.05.2023 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacıların oğlu ve kardeşi olan ...'in idaresinde bulunan araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada ...’in vefat ettiğini, davacıların ölenin annesi, babası ve kardeşi olduğunu, davalı sürücünün arkadan çarpma nedeniyle tam kusurlu ve kaza sırasında 1.02 promil alkollü olduğunu, ceza mahkemesince davalı sürücünün bilinçli taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, kaza sonucunda davacıların 23 yaşında ... koruma memuru olarak çalışan çocuklarını/kardeşini kaybetmesi nedeniyle manevi olarak zarar gördüklerini belirterek davacılardan anne ... için 400.000,00 TL, baba ... için 400.000,00 TL, kardeş ... için 200.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL manevi tazminatın 26.05.2023 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; havanın zifiri karanlık olduğu ve yolda aydınlatma olmadığını, davalının iş için gittiği Tekirdağ’da alkol almış ise de alkol oranının sürüş yeteneğini etkileyecek miktarda olmadığını, öndeki aracın davalı tarafından görülmediğini, ceza soruşturması aşamasında alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, müteveffanın kaza sırasında telefonla konuştuğunu, diğer aracın oldukça eski ve güvenlik tedbirlerinin bulunmadığını, araç üzerinde de herhangi bir aydınlatma ekipmanı bulunmadığını, emniyet kemeri takmamasının da kazanın sonuçlarını ağırlaştırdığını, talep edilen tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Tic Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; Çorlu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacılar murisinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, kazanın 23:41 sıralarında gerçekleştiğini, müteveffanın aracının aydınlatmaları yanmaksızın ilerlediğini, telefonu ile görüşme yaptığını, ceza mahkemesinde belirlenen kusurun bağlayıcı olmadığını, sürücünün aldığı alkolün kazaya etkili olmadığını, davalının TBK’nın 66. maddesi gereğince özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, Karayolları Genel Müdürlüğünün de kusuru bulunduğunu, davanın aracın ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile soruşturma dosyasında alınan 06.06.2023 tarihli kusur raporunda davalı sürücünün alkolün etkisi ile aracın hızını yol şartlarına uyduramadığı ve önündeki araca arkadan çarpmış olduğu, sürücünün de ifadesinde neye çarptığını anlamadığını beyan ettiği, almış olduğu 1,02 promil alkolün etkisi sonucu olduğu, davacılar murisinin ise meydana gelen kazada kusurunun olmadığı, ceza mahkemesince verilen karara yönelik istinaf talebinin reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 2023/3935 E-2023/4120 K sayılı kararının dosyaya sunulduğu belirtilerek davacı anne ... için 400.000,00 TL, davacı baba ... için 400.000,00 TL ve davacı kardeş ... için 200.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi 26.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyasında davalı sürücünün müteveffa idaresinde bulunan araca arkadan çarpması nedeniyle tam kusurlu olduğu belirlenmiş ve bu maddi vakıa Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olup TBK’nın 74. maddesi gereğince hukuk hâkimini bağlayacağından ve davalı şirketin kazaya karışan aracın işleteni olması nedeniyle KTK’nın 85. maddesi gereğince zarar görenlerin zararından kusursuz sorumluluğu bulunduğundan davalı vekilinin kusura yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, ayrıca kazanın meydana geliş şekline göre davalı sürücünün önünde seyreden araca arkadan çarpmış olması nedeniyle müteveffanın telefonla görüşmesinin, navigasyon kullanmasının kazanın oluşuna etkisi görülmediği, ceza mahkemesi dosyasında yolda aydınlatma olmadığı veya müteveffanın aracının aydınlatmalarının bulunmadığına dair bir belirleme olmadığı, müteveffanın kaza sırasında emniyet kemeri takıp takmadığına dair bir belirleme olmadığı gibi emniyet kemerinin takılı olmaması halinde dahi zararın artması ile illiyet bağı bulunduğunun davalı tarafça ispat edilmemiş olması nedeniyle davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerektiği, 26.05.2023 tarihinde meydana gelen ve davacıların oğlu ve kardeşi olan ...’in vefatı ile sonuçlanan kazada davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olması, kazanın meydana geliş şekli, davacılar murisinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması, davalı sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü araç kullanması nedeniyle gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden, somut olayın özellikleri değerlendirildiğinde zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, müteveffanın olay tarihinde anne ve kardeşinin yaşları, kaza tarihinin 2023 yılı olması paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda davacılar yönünden belirlenen tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; davalı sürücünün cevap dilekçesinde de belirttiği üzere davacılar murisinin de kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu, saat 23:41'de gerçekleşen trafik kazası esnasında aracının aydınlatmaları yanmaksızın ilerlediğini ve telefonla görüşmesi yaptığını, yine navigasyonda yol tarifi açmış olduğunun anlaşıldığını, kazaya dair tüm kusurun diğer davalıya isnat edilemeyeceğini, ispatı açısından davacıların murisinin cep telefonu kayıtlarının celbi talep edilmişse de yerel mahkemenin bu delili toplamadan karar verdiğini, ceza yargılamasında yapılan kusur tespitinin hukuk mahkemesini bağlamadığını, mahkemece keşif, yeniden kusur ve kazanın sırf alkol nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine dair bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, kaza mahallinde yapılacak keşifle eğer yolun yapımı ve aydınlatması yasal mevzuata uygun değilse kazanın gerçekleşmesinde Karayolları Genel Müdürlüğü'nün de kusuru bulunacağından, davanın Karayolları Genel Müdürlüğü'ne de ihbarı talep edilmişse de dikkate alınmadığını, davalının TBK’nın 66. maddesi gereğince tüm özen sorumluluğunu yerine getirdiğini, hükmedilen tazminat tutarının fahiş olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 26.05.2023 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacılar murisinin kullandığı araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK'nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla belirlenen maddi olgular hukuk hâkimini bağlayıcı olup davalı işletenin ceza yargılamasında da ileri sürdüğü kazanın oluş şekline, yeniden inceleme yapılmasına yönelik itirazlarının yerinde görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin davacılardan ... ve ...'e yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı ... Şirketinin Davacı ...'e İlişkin Temyizi Yönünden Davalı şirketin anılan davacıya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B.Davalı ... Tic. Ltd. Şirketinin Davacılar ... ve ...'e İlişkin Temyizi Yönünden Davalı şirketin anılan davacılara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1695, K. 2025/8519, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-1695-e-2025-8519-k-69ff630a3ddd