Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/14545 E. 2026/912 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14545
- Karar No
- 2026/912
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/975 Değişik İş-2025/946 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2025/71739 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/301886
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutun 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğradığını, orta hasarlı kabul edilerek 08.01.2025 tarihinde 4.433,52 TL, 14.04.2023 tarihinde 106.404,48 ödeme yapıldığını, 2023/8 sayılı Genelge gereği ağır hasarlı olarak kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca 25.11.2022 tarihli güncel tarifeye göre metrekare birim fiyatının 3.016,00 TL olduğunu, bu fiyat üzerinden ödeme yapması gerektiğini belirterek eksik ödenen 323.646,06 TL tazminatın 06.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkili kurum tarafından deprem tarihini kapsayan ZDS poliçesi kapsamında hasar ödemesi yapılarak tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, başkaca bir sorumluluğun bulunmadığını belirterek başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan belgeler ile mevcut zararın hesaplanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile talebin usulden reddine karar verilmiştir.
IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yeni tarifeye göre zararın hesaplanması gerektiğini, ayrıca taşınmazın ağır hasarlı kabul edilerek tazminatın belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Uyuşmazlık, zorunlu deprem sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Sigortalı bağımsız bölümün bulunduğu binanın orta hasarlı olarak tespit edilmesi nedeniyle davalı tarafından poliçede yazılı sigorta bedelinin yarısının ödendiği görülmektedir. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un Geçici 27 nci maddesinin üçüncü fıkrasında "6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde orta hasarlı olarak tespit edilen ve güçlendirilmesi fen ve sanat kurallarına göre elverişli olmadığı için yıktırılan konut, işyeri ve ahırla ilgili 29 uncu maddenin üçüncü ve sekizinci fıkraları hariç olmak üzere, ağır hasarlı konut, işyeri ve ahıra ilişkin hükümleri uygulanır." şeklinde düzenleme mevcuttur. Anılan düzenleme gereğince de İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından çıkarılan 21.11.2023 tarihli ve (758731 )2023/8 sayılı Genelge ile orta hasarlı olarak tespit edilen binaların ağır hasarlı gibi işlem görmesi ya da güçlendirilmesine ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan , 11.12.2024 tarihli belgenin dava konusu binanın ağır hasarlı olarak yıkımına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Anılan genelgede ; "7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un Geçici 27 nci maddesinde “6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde orta hasarlı olarak tespit edilen ve güçlendirilmesi fen ve sanat kurallarına göre elverişli olmadığı için yıktırılan konut, işyeri ve ahırla ilgili 29 uncu maddenin üçüncü ve sekizinci fıkraları hariç olmak üzere, ağır hasarlı konut, işyeri ve ahıra ilişkin hükümleri uygulanır. ” denilmektedir. Bahsi geçen Kanun hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda düzenlenmiştir. 1) Orta hasarlı binaların ağır hasarlı gibi işlem görmesi ile ilgili olarak: a. Hasar tespit süreçleri sonunda orta hasarlı olduğu kesinleşen binalar, yeni bir hasar tespit işlemi tesis edilmesine gerek kalmaksızın ağır hasarlı binalar gibi işlem görür. b. Bu Genelge kapsamında ağır hasarlı olarak kabul edilen orta hasarlı bina bağımsız bölümlerinden hak sahibi olanlar, yeni bir hak sahipliği işlemi tesis edilmesine gerek kalmaksızın yeni bina yapımı için kredi verilmesi imkânından faydalandırılır." denilmiştir. Bu halde 21.11.2023 tarihli ve (758731) 2023/8 sayılı Genelge gereğince sigortalı bağımsız bölümün bulunduğu ve orta hasarlı olarak tespit edilen binanın ağır hasarlı olarak işlem görmesinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında zorunlu deprem sigortası sözleşmesinin yazılı delili olan, dosya içerisinde bulunan 24.08.2022 tarihli poliçede sigorta bedelinin 221.676,00 TL olarak belirlendiği, TTK 1461. maddesi ve Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları B.3.1 maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğu sigorta bedeli ile sınırlı olduğu ancak yukarıda açıklandığı üzere sigortalı bağımsız bölümün bulunduğu binanın ağır hasarlı olarak işlem görmesi gerektiğinden ve poliçeye göre her bir hasarda %2 oranında tenzili muafiyet uygulanacağı ve 110.838,00 TL ödeme miktarı da düşülerek kalan miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin tümden reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3. İtiraz Hakem Heyeti kararında, davacının talebinin salt 25.11.2022 tarihli tebliğ gereği m2 birim fiyatına yönelik olduğu şeklinde değerlendirilerek, ağır hasar yönünden bir gerekçeye yer verilmemiş olması da hatalı olmuştur. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.