Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/13358 E. 2025/17111 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13358
- Karar No
- 2025/17111
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1007-2022/1007 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-55184 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/212749
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.02.2020 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobilin karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 410.000,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, hükmolunan 410.000,00 TL'ye 16.03.2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binerek seyahat ettiği, bu nedenle aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 553.082,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, söz konusu indirimin yapılması halinde 442.466,35 TL tazminatın hesaplandığı, hesaplanan miktarın kaza tarihindeki sakatlanma teminatı olan 410.000,00 TL'nin üzerinde olduğu, müterafik kusur indirimi yapılmasının sonuca etkili olmayacağı, bu nedenle hükümde değişiklik yapılmasına yer olmadığı, davaya konu olayda hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirecek bir durumun ispatlanamadığı, bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılmasına yer olmadığı, davalı vekilinin diğer itirazları ile davacının vekalet ücretine ilişkin itirazının reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, ancak hükümde değişiklik yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının kaza tarihinde 17 yaşında olup gelir getirici bir işte çalışmadığını, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrünün rapor tarihindeki yaşına göre belirlendiğini, oysaki davacının kaza tarihindeki yaşına göre bakiye ömrünün belirlenmesi gerektiğini, kaza tarihindeki poliçe teminat limitinin 360.000,00 TL olduğunu, müterafik kusur indiriminin poliçe limitinden yapılması gerektiğini, poliçe teminatı üzerinde hesaplanan tazminat tutarından müterafik kusur indiriminin yapılmasının doğru olmadığını, kusur oranının hatalı olduğunu, kazanın meydana geldiği esnada davacı yolcu ile sürücünün tartıştığını, bu sebeple davacının direksiyona müdahalede bulunmuş olabileceğini, olayın adli vaka olup olmadığının da araştırılmasının gerekli olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8-1,65 teknik faize göre hesaplanması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının tahkim yargılamasından önce davalıya gerekli belgeler ile başvuru yapmış olmasına, maluliyet raporunun mevzuat hükümlerine uygun hazırlanmasına, davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemiş olmasına, aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan miktar üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında hata bulunmamasına, dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına, davaya konu kaza hakkında Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/1111 soruşturma sayılı dosyası kapsamında tahkikat yapılmış olmasına, bu dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 19.02.2021 tarihli raporda davacı yolcunun direksiyona müdahalesinin olmadığı, kazanın sürücünün sevk ve idare hatası nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu gerçekleştiği ve yolcunun kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı yönünde kanaat bildirilmiş olmasına, tazminat hesaplama yönteminde isabetsizlik bulunmamasına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda hükme esas alınan 02.09.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrünün tespitinde isabetli olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılmış ise de raporun içeriğinden davacının bakiye ömrünün rapor tarihindeki yaşına göre belirlendiği anlaşılmış olup, bu şekildeki bakiye ömür tespiti doğru olmamıştır. Şu durumda, davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömrünün belirlenmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınarak (kararı yalnızca davalı vekilinin temyiz etmesine göre davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar korunmak suretiyle 2022 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki veriler kullanılarak) hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davacı kolluk ifadesinde davalıya sigortalı aracın sürücüsünün arkadaşı olduğunu, Ankara ilinden .. ili ... ilçesine gezmek amacıyla beraber yola çıktıklarını, söz konusu seyahat sırasında davaya konu kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Davacının, davalıya sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu, davacı ile sürücünün arkadaş oldukları sabit olup davacının bu taşıma için sürücüye ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairenin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.