Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/10374 E. 2025/15043 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10374
Karar No
2025/15043
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/396 D.İş- 2023/396 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-29128 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/141310

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, müvekkillerinin desteği olan müteveffanın yolcu olarak bulunduğu araca 31.12.2021 tarihinde çarpması sonucunda ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacıların desteğinin vefat ettiğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik davacı ... için 1.000,00 TL ve davacı ... için 19.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini davacı ... yönünden 37.331,94 TL'ye, davacı ... yönünden 361.719,30 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava öncesinde müvekkiline davacılarca usulüne uygun başvuru yapılmadığını, SGK tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan davacıların elde ettiği başkaca gelirler olması halinde, bu gelirlerin mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin poliçe limitleri kapsamında ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, davacının araçta yolcu olması nedeniyle hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacıların desteğinin kaza anında emniyet kemeri takmadığının tespiti halinde hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde dava tarihininden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların davalarının kabulü ile ... için 361.719,30 TL ve ... için 37.331,94 TL olmak üzere toplam 399.051,24 TL'nin 05.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine ve davacı ... vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 53.640,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a ödenmesine, davacı ... vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında hukuka aykırılık bulunmadığından itirazın reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava öncesinde davacılarca davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müteveffanın nüfus kayıt örneği dosya arasına alınmadığından hatalı hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, SGK tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan davacıların elde ettiği başkaca gelirler olması halinde, bu gelirlerin mahsup edilmesi gerektiğini, desteğin araçta yolcu olması nedeniyle hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın bakiye ömrü hesaplanırken yaşam standartları ve sağlık durumunun da dikkate alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, aktüerya raporundaki tespitlerin hatalı olarak yapıldığını, müvekkilinin faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sınırlı olduğunu, ıslah edilen tutar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe: Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacıların desteği olan müteveffanın yolcusu olarak bulunduğu araca çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 1-İtiraz Hakem Heyeti kararından sonra, davacılar vekili 18.07.2025 tarihli dilekçe ile davayı geri aldığını belirtmiş, davalı vekili ise 25.07.2025 tarihli dilekçesinde davayı geri almayı kabul ettiğini bildirmiştir. Davanın geri alınması müessesesi, 6100 sayılı HMK'nin 123. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Davacının davasını geri alması ve davalının da bu geri almaya açık rıza göstermesi durumunda, mahkemece "davanın açılmamış sayılmasına" karar verileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Nitekim, 22.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanununun 10. maddesi ile 6100 sayılı HMK’nin 123. maddesine; "Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir." ek cümlesi eklenerek, mahkemece verilecek kararın mahiyeti, yerleşmiş Yargıtay içtihatları doğrultusunda düzenlenmiştir. Hal böyle olunca, karar kesinleşinceye kadar davanın geri alınması mümkün ise de, İtiraz Hakem Heyetince, bir karar verilip davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davacı tarafından davanın geri alındığına ve bu aşamada geri alma hakkında karar verme yetkisi İtiraz Hakem Heyetine ait bulunduğuna göre vaki geri alma hakkında karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir. 2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/10374, K. 2025/15043, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-10374-e-2025-15043-k-4e6f043796a3