Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/9489 E. 2025/14706 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9489
- Karar No
- 2025/14706
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/951 D.İş 2024/951 K. SAYISI : 2024/İHK-48247 SAYISI : K-2024/193398
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın müvekkilinin sağ ayağının üzerinden geçmesi neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... aleyhine Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2018.E.711 sayılı dosyası ile açılan davada davacının %29 oranındaki maluliyeti dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiğini, ancak davacının maluliyetinde artış meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca davacının maluliyet artışına bağlı olarak ortaya çıkan şimdilik 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 15.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderlerinden sayılan 1.866,50 TL masrafın davalıdan tahsilini talep etmiş, 06.02.2024 tarihli talep arttırım dilekçesiyle talebini 249.510,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 151.081,06 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 57.241,80 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 457.832,86 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar herhangi bir poliçesinin bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından 27.10.2021 tarihinde 60.490,00 TL ödeme yapıldığını, kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından, tedavi ve bakıcı giderinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden talepte bulunulan aracın davalı ... kuruluşundan 18.11.2016-30.11.2016 vadeli trafik sigorta poliçesi bulunduğu, kaza 26.08.2016 tarihinde gerçekleştiğinden dosya kapsamına göre davacının, aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketine sigortalı aracın karıştığı dava konusu kaza tarihinde kaza tarihini kapsar poliçe olmadığı, davacının sigorta şirketinden tazminat iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından itiraz dilekçesinin ekinde sunulan poliçenin sigortalı araca ait olduğu, sigortalı aracın davaya konu olay tarihinde, davalı ... kuruluşu nezdinde 30.11.2015/2016 vadeli poliçe ile sigortalı olduğunun tespit edildiği, dosyanın esasının incelenmesinde dosyaya sunulan maluliyet raporunda artan maluliyet durumunun net olarak tespit edilmediği, davacı tarafından sigorta kuruluşuna usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada sunulan maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğini, kabul anlamına gelmemek üzere dosyaya sunulan raporun usulüne uygun olmadığı kanaatine varılsa dahi kendilerine bu konuda süre verilmesi gerektiğini, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı lehine maktu ücret dikkate alınmaksızın 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın artan maluliyet nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Dosyanın incelenmesinde, davacının meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle Kocaeli Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 24.08.2017 tarihli raporda sağ tibia alt uç kırığı nedeniyle sürekli engelilik oranının %29 olarak belirlendiği, bu rapor ile davalı ... aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2018.E.711 sayılı dosya ile açılan davada söz konusu rapor hükme esas alınarak 60.490,10 TL ödenmesine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 13.09.2021 tarihinde kesinleştiği, ancak sonrasında kaza nedeni ile davacının maluliyetinin arttığı iddiasıyla açılan iş bu davada davacı tarafça sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 06.12.2022 tarihli rapor ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının yürüyüş bozukluğu nedeniyle %24, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen yaygın anksiyete bozukluğu nedeniyle % 25... yaş ve üzeri bireylerin engellilik oranına Balthazard formülü ile %10 eklenerek toplam %48,7 olarak belirlendiği anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince sunulan maluliyet raporunda artan maluliyet durumunun net olarak tespit edilmediği, davacı tarafından sigorta kuruluşuna usulüne uygun bir başvurunun yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı maluliyet artışı iddiasına dayanmakta olup davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporu her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre hazırlanmış ise de raporu düzenleyen heyette psikiyatri uzmanı ve ortopedi uzmanı bulunmadığı, raporda belirtilen anksiyete bozukluğunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği, kaza ile illiyet bağı olup olmadığı konusunda belirleme yapılmadığı gibi davacının maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığı anlaşılmakla rapor bu yönden hüküm kurmaya elverişli değildir. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir. Salt maluliyet oranındaki artışın gelişen durum olarak kabul edilmesi doğru değildir. İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek davalı tarafça ödemeye esas alınan rapor ve dosyadaki tüm raporlar irdelenerek ödemeye esas alınan rapordan sonra maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişen durum olup olmadığı, önceki karar ile hüküm altına alınan maluliyetinden sonra davacının artan maluliyeti olup olmadığı, maluliyete ilişkin raporlar arasındaki farklılığın sebebinin araştırılması, yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, maluliyetin artmasına ilişkin gelişen durumların olup olmadığı, tıbbi bulguların aynı olup olmadığı, ödemeye esas alınan rapordan sonra ortaya çıkan arazların ve maluliyet oranında artış bulunup bulunmadığı, var ise dava konusu kazayla bağlantısı olup olmadığı hususlarının tespiti ile önceki karar ile hüküm altına alınan maluliyetinden sonra davacının süre gelen tedavilerinin olup olmadığı husularında kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde psikiyatri uzmanı ile ortopedi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından anksiyete bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına da yer verilerek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.