Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/9235 E. 2025/15657 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9235
- Karar No
- 2025/15657
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/919 - 2024/894 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/İHK-49273 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/289718
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karşıtığı çift taraflı trafik kazasında davacının bedensel zarara uğradığını açıklamış, ıslah dilekçesiyle birlikte 1.007.795,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 1.007.795,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyete yönelik itirazın kabulüne, başvuru yaparken sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun muayeneli, illiyetli ve geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğini, bilimsel verilerden uzak bir gerekçe ile verilen ret kararının hatalı olduğunu, İtiraz Hakem Heyetinin ara karar kurarak yeni bir adli tıp raporu veya bilirkişi raporu alması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda İtiraz Hakem Heyetince, davacıya omurga kırığı arazı nedeniyle maluliyet veren raporun yönetmelikteki 1 yıllık stabilizasyon süresi dolmadan düzenlendiği, usulüne uygun maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvuru yapılmadığı ve başvurunun usulüne uygun olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, sayın çoğunluk tarafından karar onanmıştır. 6098 sayılı TBK'nun 51 nci maddesinde; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." hükmü düzenlenmiştir. Davacının tazminat talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu'na yaptığı başvuru üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından karar verildiği tarihte dahi 1 yıllık sürenin dolduğu gözetilmek suretiyle ve anılan kanun hükmü gereğince, sunulan raporun yetersiz olduğunun düşünülmesi halinde, bu eksikliği gideren rapor alınıp karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle İtiraz Hakem Heyetince, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, kaza ile illiyet bağının kurulduğu rapor alınıp karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.