Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/7720 E. 2026/2007 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7720
- Karar No
- 2026/2007
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/440 E., 2024/1031 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudurnu Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/ 81... /179 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'un eşi....'un 07.05.2014 tarihinde davalı ...'in kendisini çağırması üzerine ... ve ... tarafından yaptırılmakta olan inşaatın üst katına merdivenle malzeme taşırken merdivenden düşerek yaralandığını ve kaldırıldığı .... Üniversitesi Hastanesinde 10.05.2014 tarihinde kafa travmasına bağlı beyin kanamasından vefat ettiğini, meydana gelen kaza nedeniyle Mudurnu Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davalı ...'in kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verildiğini, müteveffanın ölümü ile davacıların onun maddi ve manevi desteginden yoksun kaldıklarını, davacı ...'un kanser hastası, kızı ...'un ise zihinsel engelli olduğunu, davacıların mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL (destekten yoksun kalma tazminatı) olmak üzere şimdilik toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiş, talep arttırım dilekçesi ile davacı ... yönünden maddi tazminat talebini 421.207,58 TL'ye, davacı ... yönünden maddi tazminat talebini 210.603,79 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ölen ....'un inşaatta çalışan işçi olmadığını ve olayın iş kazası olmadığını, evin kişinin kendi ihtiyacı için yaptığı, ticari amaç güdülmeyen, sigortalı bir usta ile birlikte aile fertlerinin beraber yaptıkları bir ev olduğunu, yakın komşu ...'in iş bitiminden sonra kimsenin haberi ve bilgisi olmadan inşaata gelmiş olduğunu, ...'in merdivenden düştüğünü gören kimsenin olmadığını, ölenin eşi davacı ...'un ceza dosyasında "...'un boş zamanlarında gönüllü olarak inşaat alanına gittiğini, yardım amacı ile gittiğini, herhangi bir ücret karşılığında inşaatta çalışmadığını, kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, ölen kişinin işçi olmadığını, tüm kusurun ölende olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacı ...'un destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile, 421.207,58 TL'nin 07.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'un destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile, 210.603,79 TL'nin 07.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'un manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 40.000,00 TL'nin 07.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'un manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 30.000,00 TL'nin 07.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ölümün gerçekleştiği kazada tali düzeyde sayılabilecek ölçüde müvekkilinin kusurluluğuna ilişkin değerlendirme yapılmışken davacılar vekilinin işbu rapora itirazları üzerine mahallinde keşif icrasına katılmaksızın yeniden oluşturulan farklı bilirkişi heyetlerinden alınan kusur dağılımına ilişkin raporlara itibar edilmesinin maddi gerçek ile eylem ve zarar arasındaki illiyet bağının değerlendirilmesinde hatalı olacağını, gerek davacı tanıkları gerekse davalı tanıklarının müteveffanın ölümüne sebebiyet veren olayın ne şekilde gerçekleştiğine bizzat tanıklık etmediğini, birtakım varsayımlardan hareketle beyanlarda bulunduklarını, dolayısıyla tazminat hukukunun olmazsa olmaz unsurlarından hukuka aykırı eylem ile zarar arasında bulunması gereken illiyet bağının mevcudiyetinin tanık beyanlarıyla da tartışmaya açık olduğunu, yerel mahkemece müteveffanın geçmiş hastalık kayıtlarının celbi sağlanarak kesin ölüm sebebinin araştırılması ve bu doğrultuda gerekirse ATK'dan alınacak rapor yardımıyla sağlıklı verilerle hüküm kurulması gerektiğini, müteveffa ...'un inşatta çalışan bir işçi olmadığı gibi müvekkilinin ticari bir amaç gütmeden kendi ihtiyacı için ailesi ile birlikte yaptığı bir yapıya iş güvenliği desteği veremeyeceğinin ortada olduğunu, dolayısıyla davalı müvekkili ile müteveffa arasında yardımlaşma amacından başka hiçbir ilişki söz konusu olmadığını, olay günü ise sigortalı olarak çalışan ustanın dahi iş bitirip inşaattan ayrıldığı bir vakitte müteveffanın kimsenin bilgisi olmadan kendi başına inşaata gittiğini, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, olay nedeniyle yeterince sorumluluk yüklenen müvekkilinin yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle ek olarak oldukça yüksek miktarda tazminatlarla karşılaşmış olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; haksız fiilden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Davalının, davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının, her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Davacı ... yönünden 210.603,79 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bu durumda; adı geçen davacı yönünden davalı aleyhine hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat miktarları gözetildiğinde davalının, bu davacıya yönelik temyiz istemi Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalının bu davacıya yönelik istemleri bakımından temyiz kabiliyeti olmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalının, davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin bu davacıya yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalının davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalının davacı ...'a yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.