Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/6419 E. 2025/16808 K. – Tespit
Konu: Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6419
- Karar No
- 2025/16808
- Karar Tarihi
- Konu
- Tespit
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 07.05.2024 SAYISI : 2023/26 67... /214 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 26.05.2023 SAYISI : 2022/4 02... /403 Karar
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 07.05.2024 tarihli ek karar ile usule uygun düzenlenen ve tebliğ edilen muhtıraya rağmen temyiz gider avansını yatırmayan davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre, kararı temyiz eden davacı vekili tarafından 15.04.2024 tarihinde maktu temyiz harcının yatırıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 16.04.2024 tarihli muhtıra ile 800,00 TL posta gideri masrafının yatırılması için davacıya süre verildiği, muhtıranın davacı vekiline 23.04.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından muhtıraya konu gider avansının 18.04.2024 tarihinde yatırıldığı, ödemeye ilişkin sayman mutemet alındı belgesinin dosyada bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz talebinin usule uygun olmadığından söz edilemez. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen 07.05.2024 tarihli ek karara yönelik davacının temyiz talebinin kabulü ile, 07.05.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve işin esasının ve asıl kararın temyiz incelemesine geçilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nin 22.02.2024 tarihli asıl kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.05.2022 tarihinde site otoparkında davacının sevk ve yönetimindeki araçla davalının sevk ve yönetimindeki araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalının sigorta şirketine bildirimi üzerine Anadolu ... Sigorta Şirketi tarafından hasar dosyası açıldığını ve kusur incelemesi sonucunda tanzim edilen kusur raporuna göre davacının dava konusu kazada %100 kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, kusur oranının hatalı belirlendiğini, davaya konu kazada davalının tam kusurlu olduğunu belirterek kazaya karışan araçların kusur oranlarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, davaya konu kazada davacının tam kusurlu olduğunu, hasar dosyasına sunulan kusur raporundaki tespitlerin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit davası açılması için hukuken korunmaya değer bir menfaat bulunması gerektiği, ayrıca eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, hukuki yararın bulunmasının dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da re'sen gözetileceği gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davanın açıldığı tarihte davacının hukuki yararının bulunduğunu, davacının eldeki dava ile poliçe yenileme tarihine kadar kusursuz olduğunun tespit edilerek daha yüksek prim ödemekten kurtulmak istediğini, davanın esasının incelenmesi gerektiğini, davacının mahkemeye erişim hakkını engelleyen bir karar olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ve davalı arasında yaşanan maddi hasarlı trafik kazasında davacının kusurlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.